• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Akkoyun Özbay
Kartal, Yüksekten Uçuyor…
04 Mayıs 2015 Pazartesi
Sema Akkoyun Özbay | semaakkoyunozbay@gmail.com



Bizans İmparatorluğu döneminde Kartalimeni isminde küçük bir balıkçı köyü,

Kartal, adını ilk defa sahilde balık avlamak için buraya yerleşen Balıkçı Kartelli’den almış.

Selçuklu İmparatoru Süleyman Şah tarafından fethedilen

1400 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan,

Ve bu dönemde küçük bir yerleşim yeri,

Kartal’da ilk vapur iskelesi 1857 yılında inşa edilmiş.

1947’de sanayi bölgesi olarak belirlenip üretimi ve nüfusu arttıran,

Verimli topraklara sahip, yer altı memba suları olan ve Ayazmasıyla meşhur,

Tabiat harikası, tarihi, kültürel zenginlikleriyle

70 cami, 1 cem evi, 1 kilise Surp Nişan Ermeni Kilisesi olan

Dragos Tepesi, Aydos Ormanı ve 12 kilometrelik sahili ile

Ada manzaralarını kucaklayan ve Anadolu yakasının en güzel konumdaki

Kartal yuvası, yazın ayrı,  kışın ayrı güzel,

Baba gibi devlet, ana gibi nimet, evlat gibi servet, Kartal gibi semt bulunmaz diyenler,

Vücutta dövme, kulağında küpe ve parmak arası terlik giyenler,

Adım başı kebapçıların, köşe başı kıraathanelerinle

Meydanlarını dolduran gençlerle her zaman kalabalıksın,

Pendik ve Maltepe arasına sıkışmışsın,

Senin bu halini çözemedik yaşlı Kartal,

Masum ve masmavi Marmara’nda güneş ne güzel ışıldıyor.

Gece ise yakamozun ve gemilerin süslediği en güzel manzaranla

Sevgililerin Adaları kayaların üzerinden izlerken denizle bakıştıkları yerde,

Keyifliysen yürü, aşıksan yürü, canın sıkılmışsa muhakkak yürü,

Yoğun bir gün içinde toplanan stresleri dağıtacağınız tek yer,

Kulaklığı takıp müziği son ses açıp dünyayla bağınızı kopartın burada,

Kemençe çalana bozuk para atmadan geçmeyin,

Roman falcılardan da kaçamazsınız

Hafta sonu semaver ve mangalların süslediği sahilde

Kartal sahili demek mutlu, özgür, huzurlu olmaktır.

Kaymak gibi bisiklet yolu, paten, kaykay kayan çocuklar, köpeklerini gezdirenler,

Güzelim sahili bozan mangal dumanları, kokuları ve mangalcıları,  

Mangala et koyacaksınız muhakkak başına bir nöbetçi lazım çünkü davetsiz misafir, kediler pusuda bekler.

Mangalda sucuk da buram buram kokarken herkesin yüzünde mutluluk ve sevinç artar,

Akşam Adaların ışıkları yanınca sanki şıkır şıkır kuyumcu dükkanları,

Yüzünüzü manzaradan ayırıp arkanıza bakmayın

Çünkü İstanbul’un meşhur trafiği ile yüzleşirsiniz.

Dragos Adalar’ın en güzel göründüğü yer.

Kayalarda denize doğru bağıra bağıra şarkı söylerken, lüferlerin şaşkın bakışları arasında,

Denizi, doğası, yeşili, deniz kokusu ve manzarasıyla büyülenirsiniz.

Yürüyene, oturana, koşana, bisikletliye saygılı, her zaman keyifli her zaman huzurlu Dragos,

Asırlardır Adalar’a kavuşmayı umutsuzca bekler durur!

Kartal sahili Ulupark ise rüzgarlı havada kağıt oynarken yan masadakilerle kartların karıştığı

Manzarasının vazgeçilmez,  dondurmasının lezzetli olduğu,

Ailece hemen hemen her gün gidenlerin çok olduğu yer.
 



Her halinle hala güzelsin Kartal,

Sen ve ben birbirimizi çok iyi tanırız, sana söz, doğduğum gibi sana geri gömüleceğim diyen Kartal Sevdalıları,

Eskiden, Yalova’ya arabalı vapurun kalktığı iskeledeki kayıklardan taze balıklar alınır,

Adım başı dostlar birbirini selamlar, iki lafın belini kırarlarmış.

Şimdi ise Anadolu kokusu içine işlemiş olan Kartal,

Otantik düşüncelerin ve farklı insanların bir araya gelip yaşadığı

Kendine özgü sahil kasabasında yüksekten uçmaya çalışıyor…

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı