• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Akkoyun Özbay
Bahçelievler’den Bahçesiz Evlere…
20 Nisan 2015 Pazartesi
Sema Akkoyun Özbay | semaakkoyunozbay@gmail.com



Bizans İmparatorluğu döneminde tarım ve bağcılık faaliyetlerinin yoğun olduğu Hepdemon,

Rumeli’den gelen kervan ve askeri konvoyların İstanbul’a geçiş güzergahı,

Birçok İmparator sarayları, kiliseler, konutların olduğu,

Geniş toprakları, İstanbul’a yakınlığı bol suyu sayesinde bir karargah,

Büyük depremlerde halkın bu bölgeye kaçıp afetin dinmesini beklediği yer,

Hepdemon, başkente ve Marmara kıyılarına yakınlığı yüzünden çok rağbet gören yazlıklardan,

Kiliseler Meydanı’nda İmparatorların taç giydiği,

Tarih boyunca Rum Ortodoksların tarım alanı,

Türklerin İstanbul’u fethetmesiyle zaman içinde terk edilen,

Osmanlılar zamanında sahipsiz kalan Hepdemon,

Cumhuriyet Dönemi’nde, Avrupa ile ekonomik ilişkilerin gelişmesiyle karayolları yapımının hızlandığı,

Kuzeyinden geçen Londra Asfaltı ile birçok mahallenin oluştuğu,

Yapılan evlerin çoğunlukla bahçe içinde tek tip olmasından Bahçelievler adını alan semtte

Havuzlu Köşk (Sivayuş Paşa Kasrı) ve Çeşmesi, Milli Egemenlik Parkı’nın içindeki,

16. Yüzyıl Osmanlı sivil mimarlığının tüm özelliklerini yansıtan,

Şu anda Çocuk Kitaplığı olan yer, çeşmesi ise günümüze kadar gelen,

Altı kemerli yontma taşlardan yapılan, Doğu Roma İmparatorluğu Dönemi’ne ait köprü,

Çoban Çeşme Köprüsü, Mimar Sinan Köprüsü ve Çeşmesi,

Soğanlı Çeşme, Bizans döneminde İmparator Neron zamanında

Askerlerin susuzluğunu giderebilmek için yapılan, birçok savaş görmüş ve tarihe şahitlik etmiş.

Viran Saray, Viran Bosna, şu anda tamamen viran olmuş.

Osmanlı Dönemi’ne ait sarayın kalıntıları, Yugoslavya’daki Bosna kentinden ismini almış.

Önceleri Saray Bosna iken saldırı sonucu Viran Bosna olmuş.

Tarihi eserlerin oldukça az görüldüğü Bahçelievler,

Türkiye ekonomisinde bazı yönleri ile ilklere ve önem taşıyan gelişmelere tanıklık etmiş.

İlk Sanayi Sitesi Yenibosna Doğu Sanayi Sitesi,

Coca Cola İncirli fabrikası Türkiye’nin ilk kola fabrikası.

Ömür Restoran ve yoğurt ise bir zamanlar Kanlıca Yoğurdu ile yarış halinde olup, zamanın turistik mekanı.

Kuyumcu Kent Türkiye’nin yeni Kuyumculuk Merkezi,

UEFA Anıtı meydanında UEFA kupası heykeline gururla ev sahipliği yapan Bahçelievler’de,

Kıbrıs Parkı, sakin güzel büyük bir park, tek başınıza oturup kitap okuyabileceğiniz yer.

Kaplamacılar, keresteciler, orman ürünleri satan dükkanların boy gösterdiği Çamlıkahve.

Hayatın durmadan devam ettiği geceleri ayrı güzel gündüzleri yoğun Bahçelievler,

Yayla ve Taşyol’da semtin adı Bahçesizevler diye değişmeli.

Çalışlar’da ise evler bahçeli her adımda ağaç kokusu her bahçe bir başka yeşil.

Bahçelievler sokakları çok dar iki araba geçmekte zorlanır.

Gün içinde harcadığınız benzinin iki katını park yeri ararken harcarsınız.

Güzel kızları, semtin yakışıklı delikanlıları, tinercileri, Suriyeli mültecileri, gözlemeci ablasıyla,

Mahalle sakinlerini sahura adeta halay çeker gibi kaldıran coşkulu Ramazan davulcusuyla

Yazın hafif rüzgar eşliğinde çekirdek çıtlatmak, Bahçelievler’in en alışılmış hallerinden.

Mahalle anlayışının olduğu, herkesin birbirini tanıdığı değerlerin değişmediği yer.

Bitişik nizam ve bahçeli nizam olan Bahçelievler güzelse sebebi Yayla.

İstanbul’un 2000’li yıllardan itibaren hızla gelişen semtinde gençlerin tek gözdesi, Yayla,

Neşeli insanları, eğlenceli ortamları ile her zaman akıcı yer,

Taksim’in İstiklal Caddesi, Bahçelievler’in ise Yayla’sı oldukça meşhur.

Kafeler inci gibi dizilmiş Adnan Kahveci Bulvarı boyunca,

Gürültüsü, trafiği, kavgaları, araba egzozlarına rağmen bazıları için vazgeçilmeyen,

İstanbul’un diğer ilçelerine göre daha az gecekonduya sahip ve yerleşim planlı Bahçelievler.

Zengin, fakir, Entellektüel, Abaza, Çerkez, Arnavut ve Güney Doğu Anadolu’dan gelenlerin oturduğu,

Anadolu kültürünün ağırlıkla görüldüğü bölgede hoş sohbetlerin edildiği yerler arasında kalabalık kıraathaneler var.

Güler yüzlü, dürüst esnafın ve yöresel gıdaların bulunduğu halk pazarlarında meyve ve sebzenin en tazesi bulunur.

Geçmişte ise geniş avlusuyla tek katlı evlerin bahçelerini süsleyen akasya, iğde, dut, kiraz, kayısı, incir ağaçları,

Limon çiçekleri, duvarlardan sarkan fesleğenler, mis kokulu güller ve duvarlara tırmanan sarmaşıklar arasından

Bu zengin bahçelere habersiz girenlere, ihtiyarların öfkelendiğinde

Dayanamayıp meyveleri topladıkları Bahçelievler’de şimdi ne bahçeler ne de o ihtiyarlar kalmış.

Geriye sadece yoğun trafikle artan egzoz kokuları, gürültü kirliliği, kesilmiş ağaçların yerine dikilen binalardan

yükselen kahkahalar, ninniler, türküler, arabesk, fantezi müzikler ve sigara dumanları…

Her şeye rağmen sakinlerince çok sevilen huzur bulunan mutluluk yuvası Bahçeli ve Bahçe-siz-evler….

 

 

 

 

Bülent Bilgili
22 Nisan 2015 - 12:29
Nekadar da doğru bir laf söylemişsiniz. Çocukluğumuzun Bahçelievler'i şimdi gerçekten bahçesiz . Bakırköy gibi olmayız diye düşünmüştük ama Bakırköy'den kötü alduk .Sadece hayallerimizde ve eski resimlerimizde kaldı bu güzel ilçe (eski semtimiz). Teşekkürler sayın hanımefendi güzel hayaller kurduk sayenizde.
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı