• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Çağrı Beşli
Çizmelerimi Çıkarayım mı?
27 Mart 2015 Cuma
Çağrı Beşli | cagrıbesli@gmail.com

 

 Bu yaşanan elim olay belki de birçoğumuzun ne  oluyoruz bize sorusunu akıllara  getirmiştir.  Gerçekten tüm yüreklerin burkulduğu Soma maden  kazası ülkemizi  derinden yaralamış ve onlarca  evin  ışıksız kalmasına neden olmuştu. Yaşanan bu  acı  olay insanların hafızasında derin izlere neden oldu.  Özellikle “çizmeleri  mi  çıkarayım  mı sedye  kirlenmesin” sözü insanlığa ders verir nitelikte idi.  Toplum  olarak  yediden  yetmişe herkes bu sözün  ardından derin dünyalara dalmıştır.

 Ama unutulan bir şey vardı Anadolu insanı kazadan sonra böyle olmamıştı ki…  Anadolu insanı her zaman bu kadar saf ve temizdi. Eli topraktan hiç çıkmamıştı  Anadolu insanının. Yokluğu yaşamıştı, uzunca zaman memleket hasreti çekmiş, ağa ırgat çatışmasını en acımasız haliyle yaşamıştı. Kan uğruna nice canlar  yanmış acı ile yoğrulmuştu o tertemiz yürekleri…

İstanbul, memleket, hayatların, hayallerin başkenti… Bir tarafta bu güzellikler diğer tarafta elinde bir valiz sırtında bir döşek anadoludan gelen saf temiz bir yürek… Kimi Haydarpaşa garında kimi bir otobüs sırtında gelmişti dünyanın başkenti İstanbul’a.

Hayat güzel yüzünü belki de çok kısa bir süre göstermişti Anadolu insanına. Hemen peşi sıra hayatlar kararmıştı. Fabrikalarda uzun yıllar sosyal haklarından mahrum çalışanlar binalarda kapıcılık, inşaatlarda amelelik yapar olmuştu Anadolu insanı…

Şimdilerde yıkılan bu acımasız, zalim zihniyet Anadolu insanını yiyip bitirmişti. Acı ile kavrulmuş yürekleri tedavi etmek yerine insafsızca, zulüm etmişti. Şehir hayatında türkü dinlemek ayıplanmış, çarık giyenler hor görülmüştü. Şalvar giyip, kasket takıp, tütün içmek gericilikti.

Anadolu insanın elinden sazını, dilinden sözünü yüreğinden sevgiyi almıştı, acımasız gerici zihniyet.

O kadar tüketilmişti ki Anadolu insanı çaresiz kalmıştı… Feleğin çemberinde bir o yana bir bu yana savruluyordu. Artık kendi kültürüne yabancı olmuştu. Toprak neydi, çarık neydi, türkü neydi bilmiyordu Anadolu insanı. Duyguların tek düze dönüştüğü günler içinde kendi geçmişlerini unutmaya başlamıştı ki bir adam çıktı ve hepimize hatırlattı Anadolu insanını.

Bu elim olaydan sonra hepimizin yüreğinde bir şeyler oldu. Bir kıpırdanma, artık farklı duyguları hisseder olduk. 

 

 

Anadolu’da bir köy…

O köye gitmesek de görmesek de değil o köye sahip ol o senin köyün…

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı