• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Tuğba Görgülü
Pop Müziğinin Sirius Yıldızı Kaydı...
24 Mart 2015 Salı
Tuğba Görgülü | tubagorgulu1@gmail.com

 

Pop müziğinin babası, starlık kavramının öncüsü ve hatta Türk müziğine çağ atlatan sanatçı Erol Büyükburç hayatını kaybetti. Hayatın en kısa hikayesi: “evinde yalnızdı ve ölü bulundu”.

 

Türk pop müziği sanatçısı Erol Büyükburç, 1936 yılında Adana'da doğdu. Henüz lise öğrencisiyken kurduğu ilk müzik grubuyla, Florya plajında müzik yapmaya başladı. Daha sonra İstanbul Belediyesi Konservatuvarı’na giderek şan dersleri aldı.

Müzik yaşamı 1961 yılında ‘Little Lucy’ adlı bestesini plak yaparak başladı. Bu bestesiyle de Balkan Festivali'nde ‘En İyi Şarkıcı’ ödülünü layık görüldü. O dönem uzun yıllar Efsaneler Orkestrası ile çalıştı. ‘Sevgi Çiçekleri’ adlı ilk albümünü 1975 yılında çıkarttı. Anadolu’ya konser turnesi yapan ilk pop sanatçı da Erol Büyükburç’tur.

 

 

Erol Büyükburç'un toplamda 6 taş plak, 5 long play, 75 tane 45'lik, 5 tane dizi, 24 tane sinema filmi, 200'e yakın ödül 20 fotoroman ve 1800 civarında bestesi vardır. O bazı sanatçı arkadaşlarının yaptığı gibi ilerleyen yaşına ve sağlık problemlerine rağmen köşesine çekilmeyi tercih etmedi. Belki de kendisini sanata adamış bir insan olarak çalışmayı çok sevdi. Rölantide bir hayat ona göre değildi. Tek derdi üretmek olan Erol Büyükburç’un aynı zamanda dönemin kültürü ve müziği göz önünde bulundurulursa, bu değişimiyle fark yaratıp halkın sevgilisi olması büyük bir başarı örneğidir.  Belki de hem müzik hem de giyim tarzıyla ona Türkiye’nin ilk kült müzisyeni demek daha doğrudur.

 

Efsane sanatçı Erol Büyükburç, 1970'li yıllarda Türkiye'nin en sevilen pop şarkıcılarından biri oldu. Bu dönemin gençleri için Tarkan ne ise o dönemin gençleri için Erol Büyükburç Tarkan’dan da öteydi. Çünkü televizyonun ve internet gibi teknolojinin gelişmediği dönemde bile o adını duyurabilmiş, tarzıyla, tavrıyla fark yaratabilmiş eli öpülesi bir sanat adamıdır. Türkçe sözlü olan hafif batı müziğiyle gazinolarda sahne almış ve buna rağmen kendini kabul ettirebilmiş ender sanatçılardandır.

 

Hayranları tarafından genelde Amerikalı şarkıcı Elvis Presley'e benzetilirdi. Ama onu izlediğimde veya dinlediğimde bana çoğu zaman Elvis Presley’den başka İspanyol şarkıcı Julio İglesias’ı da anımsatırdı. Aslında o, ne Presley ne de İglesias’dı. O Türkiye’nin başına gelmiş gerçek bir efsane, gerçek bir hikaye, gerçek bir kütüphane Erol Büyükburç’tu.

Yolun açık, mekanın ışıklı olsun önder sanatçı. Seninle belki koca bir devir kapanacak ama çıkarttığın işlerde gösterdiğin önderlik geride kalan kendini sanata adamış herkese yol gösterecek. Bedenin belki artık bizlerle birlikte olmayacak ama adın tüm sanat dünyasında örnek bir kılavuz olarak sonsuza kadar yaşayacak. 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı