• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Tuğba Görgülü
Tüm Dünyanın Mutlu olmasını Dileyen Adam Bobby McFerrin İstanbul’da…
24 Mart 2015 Salı
Tuğba Görgülü | tubagorgulu1@gmail.com

Çok sayıda Grammy ödüllü, dünyaca ünlü tanınmış ses virtüözü Bobby McFerrin İBB’nin katkılarıyla muhteşem bir konser için İstanbul’daydı. Tüm bedenini sanki bir müzik enstrümanı olarak kullanan, melez müzik anlayışına sahip sanatçının caz, pop, R&B, klasik müzik gibi dünya müziği denilen türlerin hepsini bir arada söyleme gibi yeteneğinin yanında bazen tüm bu tarzları tek bir şarkıda buluşturabilmesiyle de takdir edilir. Onun konserine giderken kültürler arası yolculuğa çıkmaya da hazırlanmak gerekir. Haaa bir de arada söylediği eski çizgi film müziklerini dinlerken geçmişe de yolculuk yapma imkanı olabilir. 

Anne ve baba, klasik eğitim almış şarkıcı olunca McFerrin’de onların izinden giderek, efsane komedyen Bill Cosby’nin de desteğiyle adını duyurdu ve ilk albümünü 1982’de çıkararak kariyerinde hızlıca tırmanışa geçti. ‘Simple Pleasures’ albümde yer alan ‘Don’t Worry Be Happy’ şarkısı ile tüm dünya müzik listelerini alt üst eden bu naif adam, muazzam doğaçlama tekniği ile eğlendirirken güldürmeyi, güldürürken düşündürmeyi hep bildi. ‘Don’t Worry Be Happy’ şarkısı ile 1988 yılında adeta deprem yaratarak tam bir pop ikonuna dönüştü. Daha evvel dinlenen ve bilinen müzik tarzlarından çok farklı olduğunu iddia edebilirim. 3 Mart gecesi Cemal Reşit Rey’de verdiği konserde insanı içinde eşsiz bir yolculuğa çıkartan Bobby McFerrin, aklın sınırlarını zorlayan egzantrik müzik tarzıyla dinleyiciyi büyülüyor.

2013 yılında çıkarttığı son albümü olan ‘Spirityouall’ ile Amerikan müziğinin ve hatta belki de siyah müziğin kalbine giren Bobby McFerrin, yedi geleneksel ilahinin yanında kendi besteleri ve bir de Bob Dylan yorumu ile dinleyicinin yüreğine dokunmayı başarıyor.

Tüm dünyada dinleyici kitlesini peşinden sürükleyen Bach’ın ‘Ave Maria’ şarkısına getirdiği eşsiz yorumu, Beatles şarkılarına getirdiği harika yorumlar, aktör Robin Williams ile yaptığı renkli çalışmalar, Viyana Filarmoni’yi yönetişi ve hatta çok şaşıracaksınız ama bazı bölümlerinde ‘Susam Sokağı’ndaki ‘Kukla Show’a katılımı Bobby McFerrin’ın sıra dışı müzik kariyerini sanırım özetliyor.

Son zamanlarda McFerrin, doğaçlamaya olan yatkınlığını şeflik yeteneğiyle birleştirerek birçok konser verdi. Dinleyici kitlesi ve eleştirmenler de bu tutumuna ‘yeni Bobby McFerrin’ olarak kabul ederek destek oldular. Böylelikle kariyerine hem caz vokalisti, hem orkestra şefi, hem de eğitmen olarak devam etmektedir.

Bobby McFerrin, orkestradaki ses bütünlüğüne uyumlu olarak o an hissettiği notaları sanki içine doğmuş gibi seslendirerek gerçek bir müzisyende doğaçlama yeteneği doğuştan gelir düşüncesini akla getirmektedir.

Sahnede tüm vücuduyla şarkılarını söyleyen, adeta eşi benzeri olmayan bir ses cambazı!

Bobby McFerrin'e CRR’deki konserinde piyanoda Gil Goldstein, viyolinde David Mansfield, gitarda Armanda Hirsch, basta Jeff Carney, davulda Louis Cato, vokalda ise kızı Madison McFerrin eşlik etti.

Fotoğraf Kaynak

Star

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı