• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Salwa Barudi
Güzelim İstanbul
08 Ocak 2015 Perşembe
Salwa Barudi | salwabaroudi67@google.com

 

Tesadüfler, insanın hayatında ciddi dönüm noktaları oluşturur.

 

Lübnan'da (Trablus-Şam) doğdum, Kuveyt'te büyüdüm, lise öğrenimimi tamamladıktan sonra, hiç planda olmamasına rağmen geçici olarak Türkiye'ye gittim ve üniversite sınavlarına girerek kazandığım Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’nu bitirdim. Sonuç olarak, İstanbul'da yaklaşık 5 yıl kaldım, bu beş yılda birçok şey öğrendim. Ayrılma zamanı geldiğinde İstanbul’dan ayrılmak çok zordu. Her ne kadar geciktirmeye çalıştıysam da olmadı ve sonunda ayrıldım.

 

1 Ağustos 1990'da Kuveyt'e döndüm, 2 Ağustos'ta Kuveyt işgali oldu. 4 Ağustos'ta T.C. Kuveyt Büyükelçiliği’nden gelen bir telefon konuşmasının sonunda, Büyükelçilik 24 Ağustos'ta tamamen kapatılana kadar gönüllü olarak çalıştım. Yine bağlantı kesildi derken, kurtuluştan sonra yine arandım ve T.C. Kuveyt Büyükelçiliği’nde Mart 1991'den bu yana halen çalışıyorum. Kısacası, 1985 yılından bu yana İstanbul ile olan bağlantım hiç kesilmedi. Sürekli gidip geldim. Akraba, arkadaş ve dostlarla hiç ilişkim kesilmedi, sürekli görüştük. Hatta kendimi hiçbir zaman bir yabancı olarak görmedim. İstanbul’u hep kendi yerim, kendi yurdum gibi özledim. Ve sonunda 2013 yılında vatandaşlıkla ödüllendirildim. Türk vatandaşı oldum ve bununla birlikte artan sorumluluğum nedeniyle İstanbul’a artık eskisi gibi sık gidemiyorum. Ama sonuçta günün birinde gidip yerleşme şansım olacak ve hayallerim de böylece gerçekleşecek.

 

Zaman zaman burnumda tüten bu şehrin görüntüsünü, mis kokan sabahlarını, ter kokan akşamlarını, insanlarının telaşını, sokaklarının kalabalığını… Gözlerimi kapattığım zaman adeta görür gibi oluyorum.

 

Çok eski zamanlarda kalan, Gayrettepe, Mecidiyeköy, Şişli, Osmanbey, Nişantaşı… Taaaa unutulmayacak Dolapdere’de bulunan okula kadar yürüyüşlerim. Oradan, coşkuyla devam eden günler… İster sahaflar çarşının kalabalığı, ister Boğaz Köprüsü'nün ayağındaki banklardan birinde oturmak… Hatta Ali'nin kahvesinde ‘King’ oynamanın büyük zevki vardı.

 

Tarih kokan, kıtaları birleştiren, uygarlıkların beşiği güzelim şehir… Seni çok özlüyorum. Günün birinde mutlaka ayrılmamak üzere geleceğim.

 

 

 

 

Esra Adamcık
10 Ocak 2015 - 00:02
İstanbul da, İstanbul'dakiler de seni özlüyor Salwacım <3
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı