• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Didem Sakkaf
Domates, Biber, Patlıcan
22 Kasım 2014 Cumartesi
Didem Sakkaf | sakkafdidem@gmail.com

Bu üç sebzeyle şarkı yazan ve belki de yazabilecek tek insan. Barış Manço…

İyi bilirdi insanın gözüne sokmadan sevgiden bahsetmeyi. Hayat amacının sevgi ve barış olduğu dışarıdan bakıldığında dahi rahatlıkla hissedilebilen, ender insanlardan biriydi. O sıradan kelimelerle yazdığı şarkıların içleri dolu, çok derindi.

Barış Manço’yu bilmek için hangi senelerde çocuk olmak gerekirdi peki. 70’ler mi, 80’ler mi yoksa 90’lar mı? Evet belki bu yıllarda çocuk olmak Barış Manço’yu yaşamış olmayı getirdi bizlere ancak onu bilmek bir zaman gerektirmiyor asla. Her dönemde yaşanır ve söylenir şarkılar bıraktı bizlere geride.

Uzun saçları, dudaklarının iki yanında sarkacak kadar bırakılmış bıyıkları, parmaklarına hiç boş yer kalmayacakmışçasına taktığı yüzükleriyle döneminin aykırı ancak asla yadırganmayan sanatçısı.

Barış Manço’nun şarkıları da kendi gibi farklıydı. Günlük hayatta karşısına çıkan her nesne, her olay üzerine şarkı yazabilirdi. Seçtiği kelimeler sıradan olsa da, şarkılarında düşündürmeyi iyi bilirdi.

1983 Eurovision Şarkı Yarışması’na ‘Kazma’ şarkısıyla katılan ve jürinin “bizimle dalga mı geçiyor” tepkileriyle karşılaşan büyük sanatçı... Şarkıyı bilmeyenler için nakarat kısmı şöyledir: “Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür dersen, kaz gelen yerden tavuğu esirgemezsen. Bu kafayla bir baltaya sap olamazsın ama gün gelir sapın ucuna olursun kazma.” Bakıldığında jürinin onayından geçmeyeceği zaten belli gibi duran şarkı, Türk halkının gönlünü fethetti. Zaten Barış Manço’nunda şarkısına güveni buradan geliyordu.

Bir program hazırladı günün birinde Barış Manço ve herkese hitap etmeyi hedefledi bu programla. İyi bildiği için istekleri, şarkılarıyla olduğu gibi programıyla da beklentileri karşılamaya çalıştı. İlk yayınını 8 Ekim 1988’de yapan programın adı “7’den 77’ye” oldu. Programın içinde büyükler ve yaşlılar için “İkinci Kahvaltı”, yetişkinler için “Dönence” ve “Dere Tepe”, çocuklar içinse “Adam Olacak Çocuk” adlı bölümler vardı. Çocukların dilinden çok iyi anlardı ve şarkılarının birçoğunda da zaten çocuklara hitap ederek onların sevgisini kazanmayı başardı. Adam Olacak Çocuk sayesinde bu sevgi katlanarak devam etti. Kim bilir o zamanın adam olacak çocuklarını belki de şimdi sokaklarda görüyoruzdur. 6 Aralık 1998 yılında “7’den 77’ye” programı son kez yayınlandı. 10 yıl süren bu efsane program Pazar günleri yayınlanıyordu ve toplamda 378 bölüm yayınlandı.

“Adresim çok basit; Barış Manço Moda 81300 İstanbul, tekrar ediyorum Barış Manço Moda 81300 İstanbul.” diyordu kapatırken programını. Ve diyorduki; “Bana her konuda ama her konuda yazmaya devam edin.” Ancak böyle bilebilirdi insanların isteklerini ve ancak böyle karşılayabilirdi beklentilerini. Bu duygulardan besleniyordu şarkıları. Slogan haline gelen bu program kapanışındaki adreste şimdi eşyalarının sergilendiği Barış Manço Müzesi bulunuyor. O zamanlar bu adresi bir şeyler yazmak için kullanamayanlar, şimdi kendisinin eşyalarıyla buluşmak için bu adresi ziyaret edebilirler. Adresi gerçekten çok basit…


Mahalle aralarındaki çocukların dilinde Barış Manço şarkıları; arkadaşım eşşek, oku bakıyım a-yı. Oyun arkadaşımızdı sokaklarda, dert ortağıydı dertli günlerimizin, yanı başımızdaydı acı günlerimizde, mutlu günlerimizde o zaten bizimle mutluydu. Paylaşmak istedikten sonra o hep vardı ve var olacak.

Ülke olarak geçtiğimiz süreçlerde yaşanan kaos ortamı, insanların birbirine yaptığı akıl almaz zulum ve yaşanan diğer olaylardan sonra oğlu Doğukan “Babam yaşasaydı bile, bu olaylardan sonra kalp krizinden ölürdü” demişti. İşte böyleydi Barış Manço.
Son olarak bir Barış Manço şarkısı olan Ahmet Bey’in Ceketi’nin tamamıyla bitirmek istiyorum.

Tanrı bütün kullara rızkını dağıtırken
Kimi sırtüstü yatar kimi boşta gezerken
Kul Ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi
Kimseler anlamazdı ya nasip ne demekti
O mahallede herkes gömlek giyerdi
Bizim kul Ahmet bir gün bir ceket diktirdi diktirir ya
Mahalleye dert oldu kul Ahmet’in ceketi
Kul Ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi
Kimseler anlamazdı ya nasip ne demekti
Herkes gömlek giyerken Ahmet ceket giyerdi
Konu komşuya dert oldu kul Ahmet’in ceketi
Mahalleli kahvede muhabbet peşindeyken
Leylekler lak lak edip peynir gemisi yüklerken
Kul Ahmet erken yatar sabaha ya kısmet derdi
Kimseler anlamazdı ya kısmet ne demekti
Herkes gömlek giye dursun
Bizim kul Ahmet ceketine bir de astarla kaplatıverdi
kaplatır ya
Konu komşuya dert oldu kul Ahmet’in ceketi
Kul Ahmet erken yatar sabaha ya kısmet derdi
Kimseler anlamazdı ya kısmet ne demekti
Herkes gömlek giyerdi
Konu komşuya dert oldu kul Ahmet’in ceketi
Bir gün bir yoksul öldü üzüldü mahalleli
Ama bir kefen parası bulamadı mahalleli
Kul Ahmet dedi yalan dünya çıkardı ceketini
Örttü garibin üstüne kaldırdı cenazeyi
Sonunda herkes anladı ya nasip ya kısmeti
Bizim kul Ahmet birdenbire oluverdi Ahmet Bey
Ceket ise Ahmet beyin ceketi
İbreti alem oldu Ahmet beyin ceketi
Sonunda herkes anladı ya nasip ya kısmeti
İbreti alem oldu Ahmet beyin ceketi
Meğerse tüm keramet ceketteymiş be Ahmet
Barış a sorar isen sen bu yolda devam et

Ayşen Orçunsel
21 Kasım 2014 - 22:42
Bu kadar güzel anlatılabilir di .... Barış Manço ve şarkıları... Sevgili Didem Sakkaf, yürekten kutluyorum... Başarı yolun açık olsun <3
Aslı Didari
13 Kasım 2014 - 10:38
Çalışmalarınızı keyifle izliyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı