• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Özbay Akkoyun
MİMAR SİNAN TÜRBESİ
07 Aralık 2016 Çarşamba
Sema Özbay Akkoyun | sema@34sanathaber.com

Mimar Sinan, Osmanlı’nın baş mimarı

İz bırakanı

Muhteşem eserleriyle

Akarsu üzerine yaptığın köprünle

Rastlamak mümkün değil

 

Senin gibisine

İstanbul’da yetişen

Namına şanına yakışır

Ağzı açıkta bırakan eserlerinle

Nasıl da ölümsüz ve rakipsizsin.

 

 

Dünyaca ünlü Osmanlı baş mimarı Mimar Sinan, Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğan

l. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapan,

Kendi tabiriyle kalfalık döneminde yaptığı ‘’Ustalık eserim’’ dediği Selimiye Camii,

Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul’a gelen yeniçeri ocağına alınan,

Padişah hizmetinde Arap ve Acem ülkelerine giden ve her saray kubbesinin tepesinden

Her harabe köşesinden bir şeyler kaparak bilgi, görgüsün arttıran, zeki, genç, dinamik mimar,

“Hemen adı geçen suyun üstüne bir güzel köprünün yapımına başladım 10 günde yüksek bir köprü yaptım. İslam ordusu ile bütün canlıların şahı, sevinçle geçtiler.’’

Köprünün yapımından sonra Abdulmennan oğlu Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Baş mimarlık görevine atanan Mimar Sinan,

‘’Yeniçeri ocağındaki yolumdan ayrılacak olma düşüncesi elem verse de sonunda yine mimarlığın camiler inşa edip birçok dünya ve ahret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim.’’

İstanbul’da vefat eden ve Süleymaniye Camii yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilen,

İki caddenin kesiştiği noktada Fetva Yokuşu başında sağda olan,

Süleymaniye Camii Haliç duvarının önünde, beyaz taşlı mütevazi türbe,

Yontma köfeki taşı ile mermerden imal edilen, geometrik şebekeli beş adet mermer pencere olan,

Mermer sandukasının önündeki hacet penceresinin üstüne yekpare mermerden kitabe olan,

Mermer sandukasının üstü birbirine sivri kemerler ile bağlanan altı sütunun taşıdığı bir tonoz ile örtülen, Kemer ayaklarının masif görünüşleri keskin hatlarla, köşelerde sütuncuklar ile gizlenen,

Türbenin üstünü örten tonozun ön bölümü de kubbemsi dışarıya taşırılan,

Sandukanın baş, ayak taşları yekpare mermer olan, Baş taşının üstünde yer alan

Burma kavuğu son derece sanatkarane şeklinde yontulan,

Türbe içindeki üç mezardan ikisinin kime ait olduğu bilinmeyen, soldaki mezar ikinci karısı Gülruh Hatun’a, sağda ise torunu, diğeri Derviş Çelebi’ye ait olduğu tahmin edilen,

Neo klasik devrin öncülerinden Mimar Ali Talat Bey’i hayran olduğu Mimar Sinan’ın yanına gömülen,

Türbenin ucuna ise Mimar Sinanca yapıldığı varsayılan bir sebil olan,

Türbe, 1938 yılında Mimar Vasfi Egeli tarafından tamir edilen,

Süleymaniye Camii, Piyale Paşa Camii, Mihrimah Sultan Camii, Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü…

375 esere imzasını atan, muhteşem kelimesinin yetersiz kaldığı eserleriyle görenleri hayrete düşüren

En büyük baş mimar, ölümsüz eserlerinle hala yaşıyorsun, onlar var olduğu sürece yaşayacaksın.

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı