• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Özbay Akkoyun
FATİH SULTAN MEHMET TÜRBESİ
02 Aralık 2016 Cuma
Sema Özbay Akkoyun | sema@34sanathaber.com

Fatih Sultan, sanı Mehmet, lakabı Fatih

Adeleli, kuvvetli, kıvrık burunlu

Tarihe adını kazıtan

İdareci, eşsiz komutan

Hüma Hatun’un sevgili oğlu

 

Soğukkanlı ve cesur

Ulemalarından devrinin

Leventi, yedi dil bileni

Tarihe adını kazıtanı

Askerleri savaşa teşvik edeni

Nakışlı, süslü sandukası olanı

 

Muhammed’in hadisi şerifinde müjdelediği

Eşsiz komutan

Hatıralardan çıkmayan Cihan İmparatoru

Memleketine Bellini’yi davet eden

En güzel resmini çizdirip

Tarihe adını kazıtan…
 

II. Mehmed ya da sık kullanılan ünvanıyla Fatih Sultan Mehmed, Sanı Mehmed, lakabı el-Fatih olan,

Sultan II. Murad ve Hüma Hatun’un oğulları olan Osmanlı Padişahı,

29 Mart 1432’de Edirne’de doğan uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli, kuvvetli,

Yedi dil bilen devrin en büyük ulemalarından, eşsiz bir komutan ve idareci, soğukkanlı ve cesur,

Okumayı çok seven, Farsça ve Arapçaya çevrilmiş olan felsefi eserleri okuyan,

Bilime büyük önem veren ve yabancı ülkelerdeki bilginleri İstanbul’a getiren,

Ünlü ressam Bellini’yi İstanbul’a davet ederek kendi resmini yaptıran,

25 sefere katılan, azim ve irade sahibi, temkinli ve kararlarını kesinlikle uygulayan kişiliği olan,

Askerleri savaşa teşvik eden cesur ve devlet yönetiminde oldukça sert,

20 yaşında padişah olup 21 yaşında İstanbul’u fetheden 1100 yıllık

Doğu Roma İmparatorluğu’nu ortadan kaldırıp Fatih Unvanını alan Osmanlı Padişahı,

Orta Çağı kapatıp Yeni Çağı açan Cihan İmparatoru, Hz Muhammed’in hadisi şerifinde müjdelediği

İstanbul’un fethini gerçekleştiren büyük komutan Fatih Sultan Mehmed,

‘’İtalya seferine çıkmak için hazırlıklarını yaparken seferden kimse şüphelenmesin diye ordugahını Gebze’de kurar. O sırada Fatih’in özel doktoru padişaha her gün azar azar zehir verir. Dozu arttırılınca padişahın ciğerleri parçalanır İtalya seferi öncesi kurulan ordugahta 3 Mayıs 1481’de vefat eder. Ordunun morali bozulmasın diye ölüm haberi gizlenir. Naaşını oğlu Şehzade Bayezıd İstanbul’a nakleder. 21 Mayıs’ta Fatih Camii’nin güneyindeki avluya defnedilir. Ondan sonra gelen Osmanlı Sultanları, Eyüp’te kılıç kuşandıktan sonra Fatih Türbesini ziyaret ettiler. Ölümünden sonra Papa, tüm kilise çanlarını üç gün boyunca çaldırdı.’’

Türbesi, Fatih Cami’sinin mihrabının ön tarafında avluda bulunan,

Türbeye geniş, süslü saçaklı, üzeri kurşun kaplı, alemli bir kapıdan girilen,

Sandukanın bulunduğu kubbe, pencere üstleri ve altları, kubbeden sarkan muhteşem avizenin

Altında bulunan Fatih’in sandukası nakışlar ve yazılarla süslü olan,

Sanduka çevresindeki şebekeyi III. Ahmet yaptırmış olan,

Türbenin en değerli eserleri Hazreti Muhammed’in dişi ve Fatih tarafından yazılmış bir Kuran-ı Kerim, 1766’da depremle yıkılan cami ve türbe, bir yıl sonra III. Mustafa tarafından tekrar inşa edilen,

Fatih Sultan Mehmet tek başına yattığı türbenin mimarı Mehmed Tahir Ağa,

1782’de Cibali yangınında içindeki sanduka ve eşyalarla birlikte yanan türbe,

 Abdülhamid tarafından tamir ettirilmiştir. Türbeye konulan yeni sanduka üzerine Kabe örtüsü örtülmüştür

En güzel Padişah Allahın rahmeti üzerine olsun

Tarihi iliklerinize kadar hissedebileceğiniz türbe

İşte Atamız…Büyük İnsan… türbesinde el açıp dua etmek büyük bir gurur ve huzur olan…

İstanbul’u ilk ziyaretiniz ise ya da İstanbul doğumluysanız, İstanbul’da yaşıyorsanız,

Mutlaka Fatih Sultan Mehmet’in türbesini ziyaret etmelisiniz bu ecdadımıza olan mutlak vazifemizdir.

O ne güzel, O ne kutlu komutan… mekanın cennet ruhun şad olsun… 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı