• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Özbay Akkoyun
Laleli Baba
22 Mayıs 2016 Pazar
Sema Özbay Akkoyun | sema@34sanathaber.com



Laleli Baba Hazretleri, yakasında her zaman lale, sırtında ise lale desenli cübbe taşıyan,

İstanbul’a damgasını vuran büyük velilerden, kendi adını alan cami karşısında

Ayakkabı tamiri ile meşgul olan ama bir defa olsun camiye girip namaz kılmayan,

Kendisine dinsiz damgası vuranlara tatlı bakışıyla karşılık veren,

III. Mustafa döneminde yaşamış ve kerametleriyle ünlenmiş derviş.

Laleli Baba ile Padişah arasında geçen hikaye ise şöyle,

‘’Sultan, camii yaptırırken çevrede her sözü hikmetli evliya bir zatın yaşadığını öğrenir.

Onunla görüşmek, sohbetinden istifade etmek istediği haberini alınca buyur eder,

Sohbetinden çok memnun kalan Padişah ayrılırken bir soru sorar,

‘Bu dünyada en güzel şey nedir, Efendi Hazretleri?’ Laleli Baba cevap verir,

‘Bu dünyada yiyip içtikten sonra sıkıntısız biçimde def-i hacetini (büyük abdestini) yapabilmektir.’

Bu cevaptan memnun olmayan Padişah oradan ayrılıp saraya döner.

Ertesi gün rahatsızlanan ve bir türlü ihtiyacını gideremeyen Padişah’a 

Saray hekimleri, çare bulamazlar. Laleli Babaya giderek hatasını kabul eder.

Laleli Baba, yiyip içtikten sonra ihtiyaç gidermenin büyük bir nimet olduğunu hatırlatır.

Rahatlama karşılığında ne vereceğini sorduğunda yaptırdığı camiyi ona vereceğini söyler,

Laleli Baba bunun yetmeyeceğini karşılığında saltanatını da ister. 

Bunu kabul eden Padişah kısa zamanda iyileşir ama saltanat elden gitmiştir,

Osmanlı Sultanı çaresiz Laleli Baba’ya gider, Laleli Baba’nın Sultan’a yanıtı ise,

‘’Bir saltanat ki bir def-i hacete değişiliyor, öylesine ucuz bir saltanat bize lazım değil,

Al senin olsun. Bize Caminin adı yeter’’ diyerek Padişahı yolcu eder.

Camiye Laleli Baba’nın adı verilir sonra da bütün semt Laleli Baba’nın adıyla anılmaya başlar.

Laleli Camii, İstanbul’da Beyazıt’tan Aksaray’a giderken çevreye hakim zarif cami,

III. Mustafa tarafından yaptırılan caminin mimarı Mehmed Tahir Ağa,

Cami, imaret, muvakkithane, türbe, sebil, han ve hamamdan meydana gelen Laleli Külliyesi,

Mimari olarak bakıldığında Nur-i Osmaniye Türbesi’nden sonra batı etkilerinin görüldüğü

III. Mustafa’dan sonra babası Sultan III.Selim’in de defnedildiği ikinci Sultan türbesi,

1766 yılında meydana gelen büyük İstanbul depremi sonrasında külliye ve camisi güçlendirilen,

Tek şerefeli iki minareli 14 sütuna dayalı iç avlusu 18 kubbenin altında olan,

Sebili bronzdan, şadırvanı sekiz sütunlu, Türbe üzerinde kuş evleri görülen,

Laleli Baba Türbesi, 1957 yılında Kemal Paşa Camii avlusuna nakledilir.

Laleli Baba, her sözü hikmetli Evliya, Yüce Allah sırrını mukaddes eylesin.

 

 

 

 

 

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı