• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Safiye Demir
Francofonia
20 Mayıs 2016 Cuma
Safiye Demir | sfy.dmr@gmail.com>

Francofonia, izlemekten asla ve asla pişman olmayacağınız, filmden çıktıktan sonra sanki Louvre”dan çıktığınız etkisi yaratacak, Aleksandr Sokurov”a bir kez daha hayran olacağınız son derece kaliteli bir film.

İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen son derece etkili bir tarih filmi… Tarih filmi demek hata olmaz, zira filmde Fransa”nın ve dünyanın en ünlü müzesi Louvre”un tarihi anlatılsa da Avrupa tarihine de muhteşem bir şekilde değinmiş Sokurov…

Sokurov, çektiği her filmde, Avrupa tarihine olan bilgisini muazzam şekilde gözler önüne seriyor ve gerçekten bu konuda en başarılı hatta tek başarılı yönetmen kendisi diyebiliriz.

Aleksandr Sokurov”un aslında anlatmak istediği sadece Louvre değil, film bunu çok iyi ifade ediyor. Nazi dönemi Avrupası, müzelere verilen değer, savaş ganimetleri ve binbir zorluklarla getirilen eserler, şaheserler. Filmden çıktığınızda bir Paris kültür turu yapmış kadar oluyorsunuz. Louvre müzesi hakkında her detayı öğrenmenin verdiği muhteşem hazzı, Louvre hakkında herhangi başka bir film çekilse öngörüyorum asla ama asla alamazsınız. Ve bu filmi kesinlikle Sokurov”dan başkası çekemezdi… Felsefik öğeler barındıran, sanat dersi veren bu adeta hazine değerindeki film vizyona girer mi henüz bir bilgi yok fakat bilhassa sanata ve müzelere değer veren sinemaseverlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir film.

Louvre müzesinin tarihi, müzenin yapılış zamanları, planı, mimari aşaması, müzeye Basra Körfezi”nden yola çıkarak, ölümü göze alarak getirilen eserler, Nike heykelinin müzeye getirilişi ve tabii ki beklenildiği gibi filmin sonlarına doğru yer verilen Mona Lisa… Her bir koridorunda ayrı hikaye olan bu muhteşem müze, dünyanın 8. harikası olmalıydı… Napolyon”un müzede dolaşan hayaleti ve “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik” nidalarıyla dolaşan kadın... Paris”in muhteşem bir açıyla havadan gözler önüne serilmesi. Hepsini topladığınız zaman ortaya çıkan şey, sadece ve sadece sanatsal orgazm. Evet, bu film için en doğru söz bu.

Francofonia, izlemekten asla ve asla pişman olmayacağınız, filmden çıktıktan sonra sanki Louvre”dan çıktığınız etkisi yaratacak, Aleksandr Sokurov”a bir kez daha hayran olacağınız son derece kaliteli bir film.

İstanbul Film Festivali kapsamında izleme şansı bulamayanlar için ve filmi yeniden izleyebilmek adına (çünkü defalarca izlenilmeyi hak eden bir film) vizyon tarihini dört gözle bekliyoruz…

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı