• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Safiye Demir
Kırmızı Saçlı Kadın / Orhan Pamuk
20 Mayıs 2016 Cuma
Safiye Demir | sfy.dmr@gmail.com>

Kral Oedipus hikayesini bilir misiniz? Sophokles tarafından yazılan Yunan tragedyası...
Bilmeyenler için bir özet geçmek istiyorum. Oedipus”un babası Laios,  Pelops”un oğluna tecavüz ettiği için Pelops tarafından lanetlenir. Lanete göre Laios,  oğlu tarafından öldürülecektir. Bu lanet yüzünden Laios, oğlu Oedipus”un kuşlar veya kurtlar yesin diye ormana bırakılmasını emreoedipus_354der fakat merhametli yardımcıları Oedipus”u bir çobana teslim eder. Oidipus çobanın oğlu olmuştur artık. Yıllar sonra katıldığı bir şölende sarhoş bir davetli Oedipus”a evlatlık olduğunu ima eder . Oedipus kuşku içinde kalır ve yollara düşer. Bir kahine danışan genç, onu felaket bir geleceğin beklediğini, annesiyle zina yapıp babasını öldüreceğini öğrenir ve dehşete düşüp, oradan olabildiğince uzaklaşır. Yolda tanımadığı bir adamla geçiş önceliği yüzünden tartışma yaşar ve adamın sert çıkışması neticesinde karşı koymaya çalışırken adamı öldürür. Öldürdüğü adam babasıdır ve Oedipus”un bundan haberi yoktur. Artık yollarda başıboş dolaşmaya başlar ve Thebai”ye varır. Thebai”lilerin kralları (Laios) yeni öldürülmüştür ve Thebai”ye bir kral lazımdır. Bilmece sorarak krallarını bulmaya çalışan Thebai”lilerin bilmecesine doğru cevabı veren Oedipus olur ve kralın karısı yani annesi ile evlenir. Hikayenin devamı elbette var fakat bu muhteşem kitapta bizi ilgilendiren kısım şimdilik buraya kadar. Hikayenin devamını merak edenler için: https://tr. wikipedia. org/wiki/Oedipus

Buraya kadar sıkılmadan okuduysanız, ikinci soruya hazır mısınız?

Peki Firdevsi”nin “Rüstem ve SührabRüstem-ve-Sührab” hikayesini bilir misiniz? Oidipus”un tersten okunuşu olarak bilinir. Şehname”nin manzum destanıdır. Eski İran efsaneleri üzerine kurulu bir manzum destan... Rüstem atı Rakş ile ava çıkar ve farkına varmadan İran sınırını aşıp Turan ülkesinden bulur kendini. Orada misafir edilir,  güzel ağırlanır ve geceyi bir kızla geçirir. Giderken, geceyi geçirdiği kıza bir bilezik bırakır. Kız, ondan hamile kalır ve bir oğlu olur: Sührab. Yıllar sonra Sührab, babasını sorgular ve annesi bileziğini ona babası Rüstem”i bulması için verir. Sührab”ın bir planı vardır. Dedesinden kendisine bir ordu kurmasını ister. İran”a gidecek ve babasıyla birlikte olup Alp Er Tunga”yı devirerek, kendisi Turan”ın başına geçecektir. Bunu öğrenen Alp Er Tunga,  şeytanca bir plan yapar ve yardımcısını Sührab”a yardımcı olsun diye gönderir. Amacı Sührab”ın, babası Rüstem”i bulmasını engellemek ve hatta ikisini düşman etmektir. Ve işler Alp Er Tunga”nın planladığı gibi gider. Savaş alanında yüzlerinde zırh olduğu için Rüstem ve Sührab birbirlerini tanımaz ve savaşmaya başlarlar. Sührab, rakibinin gücünden şüphelenir ve ona kim olduğunu sorar. Rüstem cevap vermez ve bunun üzerine Sührab, babası Rüstem”i omzundan yaralar. Rüstem, Sührab”a “Gerçek kahraman rakibine bir şans daha verendir” der ve Sührab, babasına bir şans daha verir. Ve yeniden savaştıklarında Rüstem, oğlu olduğunu bilmediği Sührab”ı sert bir darbe ile öldürür. Ve daha sonra acı bir şekilde onun oğlu olduğunu anlar...

Kırmızı Saçlı Kadın

Ve gelelim kitabımıza... Orhan Pamuk bu iki baba-oğul hikayesinden bir harman yapar okuyucularına. Kırmızı Saçlı Kadın... Siyasi işlere karışan eczacı baba, eşini ve oğlu Cem”i terk edip kayıplara karışır. Cem ve annesi teyzesinin Gebze”deki evinde yaşamaya başlar. Henüz ergenliğe yeni geçiş yapmış olan Cem yazları kafasını dağıtmak için kuyularda su arayan Mahmut Usta”nın yanında kendi rızasıyla çıraklığa başlar.

“Pamuk, en iyi kitaplarını Nobel”den sonra yazan eşsiz bir yazar. “ (Independent, Londra)

Yaz boyu gittikleri kasabalarda muhtemel kuyuları gece gündüz demeden birlikte kazarlar. İstanbul yakınlarında bir kasabada, Öngören”de çalışmaya başlayan Cem ve Mahmut Usta, suyu neredeyse bulmak üzeredirler. O sıralarda kasabaya tiyatro için bir ekip gelir. Ekibin en gizemlisi kesinlikle Kırmızı Saçlı Kadın”dır. Cem”in ilgisini çeker. Yaşı ya da kim olduğu önemli değildir. Kırmızı Saçlı Kadın”ı görmek bahanesiyle her gece tiyatroya giden Cem, çok kısa sürede kadının dikkatini çeker ve aralarında bir yakınlık başlar. Cem”in, Kırmızı Saçlı Kadın”la kendinden yaşça çok büyük olmasına ve kadının tiyatro ekibinden bir adamla evli olduğunu bilmesine rağmen birlikte oldukları geceden çok kısa bir süre sonra, su bulmak için kazı yaptıkları bir gün başından hayatını etkileyecek bir olaya geçer. Ustası kuyuda iken yanlışlıkla üzerine ağır bir kova düşürür ve ona yardım etmek için de inmesi imkansızdır. Ve içindeki “ustamı öldürmüş olabilirim” korkusuyla nereye kaçacağını bilmeyen Cem, Kırmızı Saçlı Kadın”dan medet ummak için onun evinin yolunda bulur kendini. Tiyatro ekibinin kasabayı terk ettiğini öğrenmesi de aynı güne tekabül eder ve Cem o kasabadan suçluluk,  korku ve terk edilme duygusu ile kaçar...

Aradan yıllar geçer,  Cem artık orta yaşlı ve evli bir adamdır ve ünlü bir jeoloji mühendisidir Çocukları olmuyordur ve Cem hayatın tesadüflerinden oldukça nasiplenmiştir. Babasını bulmuş ve Kırmızı Saçlı Kadın”ın babasının ilk aşkı olduğu gerçeği ile yüzleşmiştir. Yani Cem,  babasının ilk aşkıyla ilk sevişmesini yaşamıştır. Jeoloji mühendisliği vasfına dayanarak da, yıllardır vicdan azabı çektiği Öngören”e gitmeye ve orada su bulmak için kazdıkları kuyu bölgesinde iş yapmaya karar vermiştir. Ustasından yaşayıp yaşamadığından ise hala haberi yoktur. Fakat Cem”i bekleyen sürprizler bitmemiştir... Cem”in Kırmızı Saçlı Kadın”dan bir oğlu vardır ve annesi ile birlikte Öngören”de yaşamaktadır. İşin en acı kısmı ise Cem”in, Kırmızı Saçlı Kadın”dan olan oğlu, babasının Cem olduğunu ve Öngören”e geldiğini biliyordur.

Bu iç içe geçmiş baba-oğul ilişkisi,  “Rüstem & Sührab “ ve “Oidipus” hikayelerine müthiş bir saygı romanıdır. 1. Baskısı Şubat 2016”da çıkan, toplamda 195 sayfayı bulan bu harika ve sürükleyici roman, hiç şüphesiz Pamuk”un nasıl da muhteşem bir yazar olduğunu bir kez daha gözler önüne serer. Son romanı Kafamda Bir Tuhaflık”tan yaklaşık bir yıl sonra, yine Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Kırmızı Saçlı Kadın,  okumaktan asla sıkılmayacağınız bir Orhan Pamuk harikası...

Kitabın arka kapağında yer alan bir alıntıyla son vermek istiyorum:
“Pamuk, en iyi kitaplarını Nobel”den sonra yazan eşsiz bir yazar. “ (Independent, Londra)

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı