• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Özbay Akkoyun
Şeyh Ebü’l-Vefa Hazretleri
28 Ocak 2017 Cumartesi
Sema Özbay Akkoyun | sema@34sanathaber.com



Konya’da doğan Muslihuddin Mustafa olarak anılan,

Konya’da başladığı eğitimine babasıyla birlikte gittiği Edirne’de devam eden,

Üç lisanda tasavvufi şiirleri olan keramet sahibi, hoşsohbet Vefa Hazretleri,

Hac dönüşü Hıristiyan korsanlar tarafından gemisi soyulan kız kardeşi ile Rodos’a götürülüp hapsedilen, Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından fidyesi verilip kurtarılan,

İstanbul’a adıyla anılan Vefa Semtine yerleştirilen

Fatih Sultan Mehmet tarafından büyük itibar gören,

Onun için Vefa semtine bir camii ile çifte hamam yaptıran,

Çilehanesi ve türbesi de burada bulunan,

Dini ilimlerin yanı sıra astroloji ve musikiye aşina olan,

Konya’da doğduğu için Konevi olarak da anılan Vefa Hazretleri,

1490 yılında vefat ettiğinde cenaze namazına II. Beyazıd’ın katıldığı,

Adına olan camiye defnedilen ve sonra kabri üzerine türbe yaptırılan,

Ancak büyük Alimlerin yetiştiği medrese, imaret, hamam, külliye içersindeki cami

Zamanla yok olan ve 1992 yılında yeniden inşa edilen,

Mihrabın yanından girilen çilehanesi hala ayakta olan,

Külliyesi İstanbul’un en çok ziyaret edilen manevi mekanlardan,

Türbedeki üç sandukadan ortada büyük olan Şeyh Vefa-i Konevi,

Sağ ve solundaki sandukalar ise Halifeleri Şeyh Ali ve Şeyh Davud’a ait olan,

Türbesinin niyaz penceresinde, Ali Paşa’nın kızı Selma Hanım’ın el yazısıyla,

‘’Mukteda-yı ehl-i mana Muslihiddin Ebü’l Vefa,

 A‘yüni uşşaka haki merkadidir tutiya.’’ Beyti yazılı olan,

Çilehanenin ve türbenin etrafı ise tarihi kabirlerle dolu olan,

Konya Köyceğiz’de Dere’ye giden yol üzerinde adını taşıyan bir cami bulunan,

Büyük Alim ve mutasavvıf Şeyh Vefa’nın babası ise Meram’da gömülü olan,

İki oğlu bir kızı olan ve kızını Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin soyundan

Abid Çelebi İle evlendirdiği rivayet edilen,

Bir gün birisinin, Hallac-ı Mansur’u kötülemek maksadıyla;

‘’Mansur’un Ene’l Hak demesine ne dersiniz?’’ sorusuna karşılık,

‘’Ene’l batıl mı deseydi?’’ şeklinde vermiş olduğu cevabı ile meşhur olan Ebul Vefa,

Osmanlı’nın 15. Yüzyılda yetiştirdiği önemli ilim adamlarından,

Yaptığı çalışmalarla Fatih Sultan Mehmet’in takdirini kazanan Konevi,

Güler yüzlü, nüktedan Ebu’l Vefa, Fatih Sultan Mehmet’i bir kere bile görmez,

Ama geceler boyu ona dua eder, genç Sultan’ı güçlü tasarrufu ile kuşatır.

Ona manevi zırh olur. Sultan, rüyalarını süsleyen nur yüzlü Veli’yi ziyaret etmek ister

Ama Ebu’l Vefa Hazretleri ‘’Görüşmesek daha iyi olur, aramızdaki muhabbet

Vazifelerimizi unutturacak kadar fazla, O sohbetin tadını alırsa sarayda duramaz,

Tahtı bırakır dervişliğe kalkışır’’ diyerek görüşmek istemez.

Eşiğine Sultanların baş koyduğu İstanbul’un meşhur Velisinin

Adının verildiği semt olan Vefa’daki Esnaf ona Fatiha okumadan dükkan açmaz,

Çocuklar okul yolundayken durup ona dua ederler.

Asırlar sonra bile asla unutulmayan Allah dostlarından biridir Ebu’l Vefa Hazretleri…

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı