• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Özbay Akkoyun
Merkez Efendi
26 Nisan 2016 Salı
Sema Özbay Akkoyun | sema@34sanathaber.com



1463 yılında Denizli’nin Sarhanlı köyünde doğan Osmanlılar zamanında İstanbul’da yetişen büyük veli,

Kuvvetli bir zekası ve ilim öğrenmeye aşırı hevesi olan küçük yaşlarda ilim öğrenen,

Merkez Efendi, Kanuni Sultan Süleyman ile harbe gitmiş gazi, hekim, din ve tasavvuf alimi,

Asıl adı Musa Muslihuddin, Denizli doğumlu olup öğrenimini Manisa’da tamamlayan,

Sümbül Efendi’nin hem damadı, hem öğrencisi hem de Halvetiyye Sünbüliyye kolunun şeyhi,

Osmanlı’da yaşadığı dönemlerde medreselerde tefsir, hadis, fıkıh ve tıp alanında yetişen,

İsminin hikayesi Sümbül Efendi’ye dayanan, Sümbül Efendi Merkez Efendi’nin de bulunduğu

Bir ders sırasında Öğrencilerine; ‘’Alemi siz yaratsaydınız ve kudretiniz olsaydı, neleri değiştirirdiniz?’’

Her öğrencinin farklı cevaplar verdiği soruya Musa Efendi şu cevabı verir;

‘’Mümkün olsaydı, her şeyi merkezinde bırakırdım. Alem öyle bir nizam içindeki, buna bir şey ilave etmek veya bir şeyi eksiltmek düşünülemez’’ deyince Sümbül Efendi’nin hoşuna gider.

Bundan sonra senin adın Merkez Muslihuddin olsun’’ der. Bundan böyle halk arasında Merkez Efendi ismiyle anılan, aynı zamanda 41 baharattan oluşan Mesir Macununu icad etmesiyle ün salan kişi,

Kanuni Sultan Süleyman ve Şah Sultan’ın annesi Hafsa Sultan’ı Manisa’da mesir macunuyla iyileştiren,

Hafsa Sultan bu macundan şifa bulunca herkese dağıtılmasını ister, Merkez Efendi,

22 Mart günü Sultan Camii minareleri ve kubbeleri üzerinden halka mesir macunu dağıtır.

Bu gelenek her yıl 22 Martta Manisa’da ‘’Mesir Macunu Şenlikleri’’ adı altında devam eder.

Padişah ve Sultanın gönüllerinde yer eden Tasavvuf Lideri,

Şeyhi Sümbül Efendi’nin vefatından sonra en önemli tasavvuf merkezlerinden olan

Topkapı Tekkesi’nde yıllarca öğrenciler yetiştiren, Hz. Muhammed’e olan aşkından,

‘’Hz. Muhammed 63 yaşında öldü, bu yaşta yerüstünde yaşayamam!’’ diyerek

Ölümüne kadar çilehanede tefekkür ve ibadetle yaşamını sürdüren,

92 yaşında vefat ettiğinde Fatih Camiinde, Şeyhulislam Ebüssü’ud Efendi yıkayıp cenaze namazını

‘’Dünyada bu kimseyi riyasız olarak görmüştük’’ diyerek kıldırdı.

Merkez Efendi’den sonra, yerine oğlu ve halifesi Ahmed Efendi öğrenci yetiştirmeye devam etti.

Zeytinburnu’nun Topkapı semtindeki Merkez Efendi Camii bahçesinde yer alan türbenin,

Bağdadi kubbeli bölmesinde Merkez Efendi’nin sandukası ahşap parmaklıklar içinde bulunan,

Türbe duvarları kubbe eteğine kadar Avrupa çiniler ile kaplı olan,

Cami avlu kapısından girildiğinde solda küçük türbede Merkez Efendinin iki torununun sandukaları,

Çilehanesinin etrafındaki mezarlıklarda, Atatürk’ün hafızı Yaşar Okur, Halide Edip Adıvar,

Sabahattin Eyüpoğlu, Tahsin Öz, Tevfik Kut, Abdullah Cevdet yatmaktadır.

Tekkenin cümle kapısından girmeden evvel kapının sağında ziyaretçileri karşılayan

Bir ayna taşı ve pek de derin olmayan bir tekneden ibaret olan küçük çeşme,

Türbenin giriş bölümünde ahşap tavanlı bölümdeki parmaklıkla çevrili tarafta Şeyh Hüseyin Efendi,

Şeyh Ahmed Mesud, Mustafa Efendi, Nurullah Efendi, Hatice Hanım,

Sıdıka Hanım, Fatma Hatun, Şeyh Mehmed Nureddin yatmakta olan,

Güzeller güzeli İstanbul’un manevi Sultanlarında Merkez Efendi,

Osmanlılar zamanında yetişen büyük veli, ömrünün sonuna kadar, hiç cemaatsiz namaz kılmayan

 Çocuklara karşı şefkatli, bütün hayvanlara karşı da çok merhametli olan,

Ömrü, hep ibadet etmek, insanlara doğruyu, hakkı anlatmak, Ehl-i sünnet itikadını yaymak,

Hayr ve hasenat yapmak, fakir ve zayıfları himaye etmekle geçen Merkez Efendi

 

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı