• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Özbay Akkoyun
Yuşa Hazretleri
14 Mart 2016 Pazartesi
Sema Özbay Akkoyun | sema@34sanathaber.com



Yuşa Tepesi, İstanbul’un Anadolu Kavağı’nda denizden 201 metre yükseklikte,

Tarihin ilk dönemlerinden beri kutsal yer olarak kabul edilen,

Çeşitli uygarlıkların kendi dinlerinin mabet ve tapınaklarını inşa ettikleri yer,

İlk çağlarda Zeus tapınağı, Bizans döneminde ise bu tapınağın

Hagios Michael Kilisesi’ne çevrildiği ve depremde yıkıldığı,

Osmanlı döneminde ise Sadrazam Yirmi sekiz Çelebizade

Mehmet Sait Paşa tarafından türbe ile birlikte yaptırılan mescit,

Kagir duvarlı, kırma çatılı küçük yapı yangına maruz kaldığından,

Sultan Abdülaziz döneminde aslına uygun yenilenen Yuşa Camii,

Kanuni Sultan Süleyman döneminde sütkardeşi Yahya Efendinin rüyasına giren,

Hazreti Yuşa’nın kendisine mezar yerini gösterdiği ileri sürülen,

Yuşa Aleyyisselam Dergahı olarak anılan bu alana Yuşa Tepesi adı verilen,

Hazreti Yuşa Türbesi ve Camii’nin bulunduğu yer,

Yeşil yemyeşil orman yolunu kıvrıla kıvrıla tırmanarak ulaşılan Sevgili Yuşa Hazretleri Türbesi,

Tarih boyunca ziyaretçileriyle bütünleşen ve hep insanların ilgi odağı olan güzel tepe,

Boğaz’a ve Karadeniz’e hakim ve insanı etkileyen muhteşem manzarası olan mekan.

Yuşa Tepesindeki Hz. Yuşa’nın 17 metre uzunlukta ve 4 metre genişlikteki kabri,

Osmanlı döneminde bu zata böyle büyük bir kabir uygun görülen,

Bir rivayete göre, Yuşa Peygamber, Musa Peygamber ile Boğaziçi’ne gelir,

Vefat ederek bu tepeye gömülen Yuşa Peygamberin Musa Peygamber’in vefatından sonra

Peygamber olarak görevlendirildiği, Hıristiyanların ve Yahudilerin ona Yeşu dedikleri söylenir.

Kuran’ı Kerim’de Peygamberliğine dair herhangi bir malumat bulunmayan Yuşa Hazretleri,

Tevrat’a göre, Hazreti Musa’nın ölümünden sonra Peygamber olarak görevlendirilen,

İncil’de Yusa ‘Josua’ olarak geçen İbranice ‘Kurtaran, yardım eden’ anlamına gelen,

Hazreti Yuşa, Hazreti Musa’nın kız kardeşinin oğlu yani yeğeni olan,

Rivayetlere göre, İsrailoğulları’na gönderilen Mısır’da doğan Peygamber,

Halep’e yakın bir yerde vefat edip gömülen, gerçek türbesi büyük ihtimalle Gaziantep’te olan,

Hazreti Yuşa, Anadolu’ya hiç gelmemiş, Beykoz’daki mezarı muhtemelen ‘’Makam mezarı’’

Mezarın büyüklüğü de makama gösterilen saygıdan gelen,

Tarih kokan Beykoz’un huzur tepesinde, Karadeniz, Marmara, huzur ve doğa bir arada,

Boğazın en güzel göründüğü zirve de Hazreti Yuşa’nın Kabri,

Tarihi ve doğa güzelliği ile insanı büyüleyen mekan,

Doyumsuz eşsiz manzarası ile huzur veren sakin gizemli yer,

Maneviyatı yükseltmeye yardımcı olan çam kokuları ve esen rüzgarın sesi,

Sanki şehirden çok uzakta bir Anadolu köyünde gibi hissettiren yer,

Ölümü hatırlatan kabir ziyareti ve huşu içinde kılınan namazlar,

İnsanı tutsak eden muhteşem deniz manzarası ise gece ayrı güzel, gündüz ayrı,

Karadeniz ve Marmara Denizi’nin birleştiği yere buradan bakmanın doyumsuzluğu,

Yolunuz düşerse uğramadan geçilmeyecek huzur mekanlarından biri,

Bize ölümün bir nefes kadar yakın olduğunu hatırlatan,

Huzurun en derinini yaşatıp sıkıntıları gideren mübarek yer,

Köylü, kentli, genç, yaşlı her telden insanın ziyaret ettiği mekan,

Dilekleri gerçekleşenlerin dağıttığı lokumlar ve akide şekerleri,

Yaz döneminde gelin, damat ve sünnet çocuklarının ıssız ve virajlı yolu takip ederek

Bir tatlı huzur almaya geldikleri yegane yer, İstanbul Boğazı’nın manevi koruyucularından

Hazreti Yuşa’yı ziyaret edenlerin Kalpleri nur dolsun, duaları Kabul olsun…

 

 

 

 

 

 

 

 

                

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı