• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Mehmet Fatih Fidanboy
İSKEÇE KARNAVALI
08 Ocak 2016 Cuma
Mehmet Fatih Fidanboy | fatihfidanboy@outlook.com

İstanbul’da neden hiç karnaval olmaz diye düşünürdüm hep. Böyle güzel bir şehire ne kadar da yakışırdı bir karnaval. Rengarenk eğlenceli insanlar, panayır havasında yemekler... Ben bunları düşünürken, bir arkadaşım Yunanistan’ın İskeçe şehrinde her yıl düzenlenen bir karnavaldan bahsetti bana. Acayip ilgimi çekti ve hemen organizasyon yapıp gitmeye karar verdik.

 

İskeçe, Yunanistan’ın büyük şehirlerinden bir tanesi ve burada çok büyük bir Türk nüfusu yaşamakta. Öyle ki, her adım başında Türkçe konuşan insanları görmek mümkün. Zaten, şehir ikiye ayrılmış durumda. Bir yakada Türk mahallesi, diğer yakada ise Yunan mahallesi bulunmakta. Turistik bir özelliği olmayan şehir, yalnızca karnavalıyla dünyadan Turist çekmeye çalışmakta...

 

Karnaval tarihi her yıl değişmekte, bizim gittiğimiz sene mart ayının sonlarıydı sanırım. Cuma gece saat 10 gibi otobüsümüze kurulup, sekiz saat kadar yol aldıktan sonra cumartesi sabah İskeçe’deyiz. Saat sabahın 6’sı ve otelimiz şehir dışında. Karnaval zamanı, merkezde otel bulmak çok zor, bulunsa bile fiyatları o kadar yüksek ki hiç cazip gelmiyor insana. Biz de bu yüzden, merkeze yaklaşık yarım saat mesafede bir otelden booking.com üzerinden rezervasyon yaptık. Oteli fotoğraflarından beğendik ve iyi olmasını umut ettik. Otele gitmeden önce, kahvaltı yapalım dedik. Sabahın o saatinde ne bulabiliriz diye düşünürken, gözümüze bir börekçi çarptı ve hemen içeri daldık. Mis gibi börek kokan dükkanın sahibi Türk idi ve bizi çok güzel ağırladı. Çayları olmamasına rağmen, bize sallama çay bile buldu. Karnımızı iyice doyurduktan sonra, otelimize gitmek için taksi aramaya başladık. Sonunda, güzel bir Mercedes taksi bulduk. Bizi 40 Euro’ya otele götürebileceğini söyledi. Zaten 5 kişiydik ve hepimizi alan bir taksi olunca kabul ettik.



Dağlık, karlı yollardan geçerek ilerlemeye başladık. Oteli ayarlarken nerde olduğunu bilmiyorduk ve bu yollar bize çok ilginç geldi. Kar, sis ve hatta vahşi hayvanlarla mücadele ederek sonunda otelimize ulaştık. Otel muhteşem gözüküyordu. Kalelerden oluşan bir kompleksti. Bahçede biraz dolaştık ama hiç kimse ortalarda yoktu. Kapı kapalıydı, zili çaldık ama açan olmadı. Biz ne yapacağız diye kara kara düşünürken, genç bir kız kapıyı açtı ama Yunancadan başka bir dil bilmediğinden bir türlü anlaşamadık. Bir yere telefon etti ve el işaretleriyle biraz bekleyin dedi bize. Az sonra bir kadın telaşla içeri girdi. Türkçe konuşuyordu ama sanki biraz Azeri Türkçesi gibi değişik bir lehçesi vardı. Bize hemen odalarımızı ayarladı ve sohbete başladık ardından. Pontuslularmış, Karadeniz’den Gürcistan’a oradan da Yunanistan’a gelmişler. Evde hala Türkçe konuştuklarını söyledi bize.

Otelimizde biraz dinlendikten sonra, İskeçe’ye gidip neler oluyor bakmak istedik. Ama dağın başında olduğumuzdan merkeze nasıl gideceğimizi araştırmaya başladık. Tam o sırada, uzun sakallı siyahlar giyinmiş bir papaz yanımıza yaklaşıp nerden geldiğimizi soruyor. İstanbul’dan geldiğimizi söyleyince, İstanbul’u çok sevdiğini orada çok anılarının olduğundan bahsediyor bize. Ona merkeze nasıl gidebiliriz diye soruyoruz. Arabanız var mı diyor, yok diyoruz. Cebinden, arabasının anahtarlarını çıkarıp bize uzatıyor. Alın benim arabamı, istediğiniz gibi kullanın diyor. Papaz’ın bu tavrı acayip hoşumuza gidiyor ama kimsede araba kullanacak cesaret olmadığından sadece teşekkür ediyoruz.

 

Pontuslu kadın yanımıza gelip, istersek taksi çağırabileceğini söylüyor. Az sonra yine güzel bir Mercedes bizi almaya geliyor. Ne güzel, Yunanistan’daki bütün taksiler Mercedes. Şehir merkezine geldiğimizde rengarenk giyinmiş insanlar her yeri doldurmuş. Asıl karnaval Pazar günü olmasına rağmen, yine de herkes karnaval havasına girmiş gözüküyor. Meydana büyük bir sahne kurulmuş, Yunanlı bir grup şarkılar söylüyor. Bir müddet bizde kalabalıkla konseri seyrediyoruz. Daha sonra, biraz İskeçe’yi keşfetmeye çıkıyoruz. Meydanı geçtikten sonra, yapılar değişmeye başlıyor. Osmanlı mimarisi ve buralar Türk mahallesi. İnsanlar, kapı önlerinde Türkçe muhabbet ediyor. Türk bakkalları, Türk camisi ve cumbalı evler. Ara sokaklarda dolaşıyoruz, Türklerle sohbet ediyoruz. Zaman o kadar çabuk geçmiş ki nerdeyse akşam olmak üzere. Tekrar merkeze dönüp, karnaval ne alemde bakıyoruz. Sabah, sahnenin olduğu yer şimdi yüzlerce insanın çılgınca dans ettiği bir alana dönüşmüş. Saatlerce rengarenk boyanmış ve rengarenk giyinmiş insanları seyrediyoruz. Gecenin ilerleyen saatlerinde eğlence dozunu arttırıyor ama hiç bir tatsız olayla karşılaşmıyoruz. Çok yorgunuz, taksimizi çağırıp, otelimize dönüyoruz.



Sabah erkenden kalkıyoruz, otelimizin salonundaki şöminenin etrafında oturup kahvaltımızı yapıyoruz. Daha sonra, taksimizi çağırıp karnavala yol alıyoruz. Karnaval, öğleye doğru geçit töreniyle başlıyor. Çeşitli gruplar, çeşitli kıyafet ve makyajlarla saat kulesinin olduğu meydandan Türk mahallesine doğru olan caddede yürüyorlar. Caddenin iki tarafı insanlar tarafından çevrilmiş durumda. Fotoğraf çeken, eğlenen bir sürü insan var alanda. Geçit töreni akşama kadar sürüyor nerdeyse. Daha sonra, nehir tarafındaki panayır alanını dolduruyor bu kalabalık. Bir tarafta İzmir lokması yapanlar, bir tarafta el işlerini satan insanlar. Her şey o kadar çok bizden ki, insan saatlerce panayırın keyfini çıkarmak istiyor.

Ve zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz ama gece yarısı İstanbul’a gidecek otobüsümüz kalkacak ve biz ayrılmak zorundayız. Rengarenk iki gün, dilimizde çok güzel tatlar İstanbul’a doğru yola koyuluyoruz. Artık, her yıl gelmeli İskeçe karnavalına...

Bu yıl karnaval 13 Mart Pazar günü olacak. Gitmek isteyenler şimdiden otel rezervasyonlarını yaptırmalı yoksa yer bulmak çok zor. Size tavsiyem, eğer arabayla gitmeyecekseniz Gümülcine’de konaklayabilir, otobüsle 1 saatte İskeçe’ye ulaşabilirsiniz. Böylesi çok daha ucuza mal olur, benden söylemesi.

13 Mart 2016 İskeçe karnavalında görüşmek üzere, kendinize iyi bakın...

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı