• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Hüseyin Demir
En güzel aşk şarkısıydı, bir zamanlar mektup!..
09 Kasım 2015 Pazartesi
Hüseyin Demir | huseyindemir.44@hotmail.com

Sevgilim,

Hasretliğin on ikinci yılı bu

On ikinci yılı

Gönül ağzına kadar dolu

Sen diyorum İstanbul geliyor aklıma

İstanbul diyorum sen

Sen şehrim kadar güzelsin

Şehrim senin kadar acılı… (Nazım Hikmet’ten Piraye’ye mektup.)

Her dilde. Her konuda, her duyguda yazıldı mektuplar...

Ama en güzel aşka yakıştı.

*****


Ayrı sınıflardaydık.

Ben sabahçıydım o öğlenci. Öğlen arası 20 dakika. Hızla çıktım dışarı... Paydos zili hala çalıyor

Bakındım… Gelmemiş!..

Defterimin arasındakini kontrol ettim, Özenle katlamışım akşamdan, öylece duruyor

Bahçe kapısını geçtim, Bekliyorum…

Yüreğim pır pır. Bir rüzgar esse uçacağım. Yazdıklarım geldi aklıma okudum bir daha. “Güzel

Yazmışım” dedim.

Bekliyorum, birazdan geçecek önümden, uzatacağım en mahcup, en çocuk halimle.

Gülümseyecek…

İşte göründü. “Allah’ım yardım et”. Ellerim sırılsıklam, yüzüm rengarenk…

*****


Bizim kuşak çok şanslı.

Ucundan da olsa, aşkı, “Mektuplarla aşkı yaşadı”. Yaşattı...

Sayfalarca yazıp kendini anlattı, sayfalarca okuyup karşıdakini dinledi.

Yazılandan tanıdı karar verdi, sevdi sevildi.

Bir sonraki mektup için sabırla bekledi. Belki bir gün, belki bir hafta, hatta aylarca…

Sonuçta; beyaz bir kâğıda yazılmış birkaç satırlık yazıydı ama bir dönemin en güçlü “Aşk şarkısıydı” oysa ki…

*****


Aşk mektuplarından bahsederken Erol Sayın’dan bir hüzzam şarkı, ”Yine yakmış yar mektubun ucunu”

Dinleyip devam edelim biz yazıya…

*****


Ya da;

Orhan Veli’den bir aşk mektubu okuyalım bir yandan; Nahit hanıma yazılmış olanın da

karşılık bulma aşka telaşıyla;

Bu mektubumu aldığın vakit, her halde cevap ver Nahit... Bir kaç şey olsun söyle. İstersen bana darıl. Senden cevap almadıkça yazamayacağım. Çünkü içimdekilerden başka hayatım yok…

Bir de şöyle okuyun bu satırları, özlemi ve yokluğu katarak,

“Bir pardösü, bir ayakkabı bir de yol parası tedarik edebilirsem ilk fırsatta gelmek isterim. Gerçi bunları tedarik etmek pek o kadar kolay değil. Fakat bazı umutlarım var. Belki yakın zamanda annemden bir miktar para alabileceğim.”

Pul parası bulamadığı için göndermekte geciktirdiği mektupları da var.

“Mektubumu ayın 27’sinde yazdım, fakat parasızlık yüzünden ancak bu gün atabildim”.

*****


Aşk mektuplarının tarihi öyle çok eski değil. 17. yüzyılın ikinci yarısı. Mektupla aşk ilan etmenin modası önce İtalya’da ortaya çıkmış sonra Fransa katılmış kervana...

Modanın hızla yayılma nedeni de “Örnek aşk mektupları” içeren bir tür katalogların yayılmaya başlaması.

Gönül okşayan, bol edebiyat parçalayan mektuplar. Çek içinden, dök kağıda ver sevdiğine bir tane.

Kolay ve zahmetsiz iş. “Yazı senin, duygu başkasının.

Fikir de Fransa kralı III. Henri’den çıkmış. İtalyanca öğretmeni Corbelline’ye talimat vermiş. Ülkesinde yazılan aşk mektuplarından bir derleme yapmasını istemiş. Bununla da yetinmemiş kendisi de aşk mektupları yazmış.

Saraya yakın tanıdığı yazarlardan da değişik aşk mektuplarını yazmalarını istemiş. Ve ortaya büyük bir külliyat çıkmış

*****


Külliyat çıkmış çıkmasına da bizim de yıllar sonra bile payımıza; bir ufacık güzel söz okumak için

Günlerce bekleme” düşmüş.

*****


Sılada, gurbette, içerde, dışarda, seferde, savaşta, acıda, sevinçte, yaşamın olduğu her yerde.

*****


Bazen, “Gözlerini yatırıp uzaklara” beklendi mektuplar özlemle,

Bazen kimsesizliğe isyandı. “Ellerin mektubu gelmiş okunurdu. Gelmeyenlerin yüreğine hançer gibi sokulurdu, bir ah çekip karşıki dağları yıkardık” hep beraber…

Bazen, geç de olsa kavuşmanın umudunu aşılardı, “Mektubunda diyorsun ki gel gayri, sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.”

******


İçinde yazılanlar ne olursa olsun, bir dönemin en önemli iletişim aracıydı. Ve herkesin bir hikayesi vardı.

O hikayeyi bir yazan bir de zarfı açan bilirdi. Uluorta değildi aşklar. Özenli, dikkatli ve iki kişilik…

*****


Yine Orhan Veli’yle bitirelim…

“İçkiye benzer bir şey var bu havalarda

Kötü ediyor insanı, kötü

Hele bir de gariplik oldu mu serde,

Sevdiğin başka yerde

Sen başka yerde…”

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı