• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Akkoyun Özbay
Bağcılar, Gelecek Burada…
23 Eylül 2015 Çarşamba
Sema Akkoyun Özbay | semaakkoyunozbay@gmail.com



Osmanlı Döneminde çoğunlukla Rumların yaşadığı yer,

Mahmutbey’e bağlı köylerden biri olan Bağcıların o dönemdeki adı Çıfıtburgaz olan,

Daha sonra 1979 yılına kadar adı Yeşilbağ olarak değiştirilen,

Selanik ve Varna’dan gelen Türklerin yerleştirildiği ilçe,

1975 yılına kadar geçimini bağ ve bostan işleriyle sağlayanların olduğu,

Anadolu’dan İstanbul’a başlayan göç dalgası nedeniyle plansız büyüyen,

En yüksek nüfus yoğunluğuna sahip büyük çarpık kent,

Mahmutbey, Kirazlı ve Güneşli semtlerinin birleştirilmesi ile Bakırköy’den ayrılarak ilçe olan,

Ülkemizin en büyük basın kuruluşlarını sınırları içinde tutan yer,

İstanbul’un en önemli ticaret ve sanayi merkezlerinden biri,

Eskiden bütün mahalle halkının birbirini tanıdığı,

Bayramlarda çocukların teker teker komşulara el öpmeye gittikleri yer,

Bir zamanlar dut, elma, ceviz ağaçlarıyla dolu olan,

Lezzetli üzümlerini tatmaya çeşitli yerlerden gelenlerin olduğu,

Sessiz ve yemyeşil tenhalarında şimdi Arap, Kürt, Türk ve Zazaların

Alt alta üst üste yaşadığı apartmanların mantar gibi bittiği Bağcılar,

‘’Ne kadar şikayet etsem de vazgeçilmezimdir’’ diyen Sevdalıların yaşadığı,

‘’Ben de Sivas’ta akrabalarım neden azaldı diye düşünüyordum, hepsi Bağcılar’daymış’’diyenler,

Yavuz diye anılan Kemalpaşa Mahallesi,

Trafik çilesi hiç bitmeyen, Yüzyıl Köprüsü,

Hayat en son Bağcılar’da biter, Hiç uyumayan her an uyanık olan ilçe,

Hareketli, cıvıl cıvıl olan Bağcılar Meydan ve banklarında oturanlar,

Ebubekir Parkta nargile keyfi bir başka olan,

Güzel kızları, yakışıklı genç erkeklerin Kestane Parkı’nda vakit geçirdikleri yer,

Her köşe başında mutlaka bir grup genç görülen,

Merkez, Çınar ve Sancaktepe Mahallelerinde yaşayan göçmenler,

Selanik göçmenlerinin yaşadığı güzel Mahmutbey,

Fevzi Çakmak, Demirkapı, Yavuzselim Mahalleleri, kargaşa ve hareketin çok olduğu,

Mahmutbey, Güneşli ve Halk Sarayı’nın yakın çevresi daha iyi olan,

Yıllar yılı Papaz Köprü olarak bilinen köprüsü Yunus Emre olarak değiştirilen,

Toplu sünnet şölenlerinin yapıldığı,

Sokakta düğün yapanlar için ‘’Sokakta düğün yapmıyorum çünkü ben şehirliyim’’

Sokaklarda halı yıkayanlar için ise ‘’Halı senin Sokaklar hepimizin’’ sloganları asılan,

Doğal yaşamın eksikliği ile sokak kedileri ve köpeklerini zor barındıran,

‘’Bir ağaç görünce durup kucaklamak geliyor içimden’’diyen bir doğaseveri olan,

Komşuluk ilişkileri hala eskisi gibi devam eden,

Kültürel benliklerini, adetlerini yaşatmak için çırpınan, komşusunun memleketi neresi olursa olsun,

Muharrem ayında bir kap aşureyi, kurban bayramında bir torba eti ondan eksik etmeyen,

Zorda kaldığında imdadına yetişen insanların olduğu nadir yerlerden biri.

Hafta sonları gelin alınan evlerin önünden yankılanan davul zurna sesleri,

Sırtında bağlama ve onu taşımanın verdiği heyecanla yürüyen gençler,

Deli danalar gibi sokaklarında koşturan çocuklar,

Mahalle bakkallarının veresiye defterlerinin olduğu,

Kapı önlerinde oturup çekirdek çıtlayarak dedikodu yapan kadınların şen kahkahaları,

Kalabalık içinde kaplumbağa gibi yürüyen yaşlılar,

İnsanı bunaltan güvensizliğe sokan dar sokakları,

Çarpık yapılaşmanın görüldüğü gecekondu tarzı evler,

İç kesimlere gidildikçe sıvalı sıvasız binaların yükseldiği,

Mahalle kavgaları ve otomobil rallileri bitmeyen,

Kız çocuklarının okula gitme oranı düşük olan,

Sokaklarında günün istenilen saati özgürce davul zurna eşliğinde halay çekilen yerleşim yeri,

Tıklım tıklım yolcu taşıyan otobüsleri meşhur olan,

İlçeyi gezince küçük bir Anadolu turu yapmış hissine kapılacağınız,

Her şeye rağmen güzel insanların yaşadığı yer,

Aşırı nüfusuyla İstanbul’un en kalabalık ilçesi,

İstanbul’un farklı yüzü, İstanbul’dan bağımsız bir ilçe gibi,

Suriyelilerin öz yurdu, hayat kaynağı, oksijeni, yemeği, yatağı, döşeği, battaniyesi,  

Bir kimliği bir kültürü olmayan sıradan ilçe, yüz binlerin akın etmesiyle banliyö olan,

Kontrolsüz artan nüfusla bol gecekondulu kentleşmenin boy gösterdiği,

Göç edenler ilçeye değil, ilçenin göç edenlere uyum sağladığı yer,

İstanbul’a göçenlerin yükünü üzerine alan,

Ütopyası Bakırköy olan Bağcılar,

Bir yanı varoş, bir yanında ülkenin en büyük medya grubu,

Öbür tarafında ise birçok sanayi tesisini barındıran garip ilçe,

Memleketinden bohçasını kapıp gelen hiç kimseyi geri çevirmemiş olan Mevlana Tekkesi,

Artık geleceğe umutla bakan, yaşayanların yüzünü güldüren

Modern bir kentleşme modeli çizerken gelişmeye ant içen Bağcılar…

 

 

 

 

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı