• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Aslı Didari
MARTI, SİMİT, VAPUR VE BAHARAT KOKUSU
21 Ağustos 2015 Cuma
Aslı Didari | aslididari@gmail.com



Üç imparatorluğa başkentlik yapmış bir şehir İstanbul. Hakkında “Dünyada bir başkent olsa o İstanbul olurdu” denen önemli bir dünya kenti…

İki kıtanın kıyısına nazlı nazlı kurulurken, topraklarında yaşayanların kendilerini ayrıcalıklı hissettikleri özel bir şehir…

Her büyük şehir gibi kendisine has kuralları, yaptırımları, alışkanlıkları ve bağımlılıkları var İstanbul’un. Eski medeniyetlerin etkisinde ancak çağdaş yaşayışın gereklerine uygun modern donanımlarla hiç ara vermeden de yarınlara hazırlanıyor.

İstanbul turizmin önemli uğrak noktalarından birisi olması, ülke ekonomisindeki ağırlıklı payı ve 20 milyona yaklaşan kent nüfusu ile omuzlarına yüklenen sorumluluklarının farkında.

İstanbul’da yaşamanın, bu şehrin bir parçası olmanın en güzel yanıdır ince belli bir bardak sıcak çay eşliğinde simidini martılarla paylaşıp, Boğaz’ı vapurla geçmek. 

İstanbul’un iki yakasını vapurla seyahat edenlerin en büyük zevkidir martılara simit atmak.

“Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin” der şair Can Yücel...

Simit parçalarını uzattığınızda, martının gelip, elinizden simit parçasını kaptığı andaki mutluluk tarif edilemez.

Onların ekmek kavgasına ortak olmak, ruhu ve bedeni rahatlatan bir dinlenme şeklidir adeta. Belki de çığlık çığlığa bir eğlence.

İstanbul’da gökyüzündeki bu özgürlük dansına tanık olmayan yoktur.

İstanbul’la bütünleşmiş ve insana dinginlik veren özel bir sembol olmuştur martılar. Belki de dile gelse İstanbul’u en güzel onlar anlatırlar.

Her an fotoğrafçıları birinin elinden simidi kapan martıların fotoğrafını ölümsüzleştirirken görmek mümkündür. Bu yüzden İstanbul’da bir ilçede çocuklar için “Martılara Simit Atma Şenliği” bile düzenlemiştir.

İstanbul'un kültürü, tarihi, medeniyeti dünyaya örnek olacak niteliktedir. İstanbul Türkiye’nin en büyük ve en kalabalık şehri olduğu gibi kültür-sanat alanında gösterdiği faaliyetler sebebiyle de Türkiye’nin kültürel açıdan en önemli şehridir.

İstanbul'u İstanbul yapan, geçmişi ile medeniyetleri buluşturan şehir olmasıdır.

İstanbul’a dışarıdan bakan için ilk akla kargaşa, yüksek tempo ve kalabalık gelse de, burada yaşayan için İstanbul Boğaz’dır, Haliç’tir, Galata’dır, Ayasofya’dır, Bebek’tir, Beylerbeyi’dir, Anadolu Kavağı’dır.

O koşuşturmada tarihe tanıklık eden yapılar insana huzur verir. Yaşadıkça bu şehir güzelliği, asaleti ve inceliği temsil eder.

Eminönü’nde Mısır Çarşısı, içine girince her tarafı mis gibi saran baharat kokularıyla insanı mistik doğunun hayal alemine götürür.

Her yapısıyla olduğu gibi bakmaya doyamadığımız ve her bakışta insana binbir çeşit hayaller kurduran Kız Kulesi bitmeyen ve belki de hiç bitmeyecek olan aşkın ve bu aşka ulaşılmazlığın sembolü olarak İstanbul’a farklı bir anlam katar.

Birçok insanın gönüllerini süsleyen bu eşsiz şehir, tarihi ve büyüleyici görünümü ile nice şairlere ve ressamlara ilham kaynağı olmuştur. Şiirlerde huzuru, yalnızlığı, sakinliği, nezaketi, sevgiyi ve de aşkın en güzel halleri vurgulanırken, ressamların da tuvallere yansıyan nadide şehridir İstanbul. 

Orhan Veli’nin “İstanbul’u dinliyorum Gözlerim kapalı” ya da Yahya Kemal’in “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” şiirlerinde olduğu gibi.

İstanbul bir yandan doğal güzellikleri ve tarihi zenginliklerini korurken diğer yandan üzerinde yaşayan nüfusun yaşam çeşitliliği, kültür ve sanat etkinliklerinden beslenen bir şehirdir.

Bir semtinden yanı başındaki başka bir semtine geçerken bile bambaşkalaşabilen bir şehir...

Asya Kıtası’nda yağan yağmura inat Avrupa Yakası’nda yüzünü gösteren güneşle dört mevsimi aynı anda yaşatabilen nadide bir şehir…

Hızı hiç kesilmeyen temposuyla, insana enerji vermesiyle sanki nabzı sürekli atan ve nefes alıp veren bir şehir…

Yaşayanları kendi kültüründe yoğuran bir şehir…

                                                                                          

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı