• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Aslı Didari
100’ÜNCÜ YILINI KUTLARKEN SİNEMAMIZI YENİDEN KEŞFETTİK
21 Ağustos 2015 Cuma
Aslı Didari | aslididari@gmail.com



Türk Sineması'nın 100. yılı kutlamaları kapsamında Filiz Akın, Emel Sayın, Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit  bir araya geldi. Sahnede sanatçılara plaketlerini takdim eden Kadir Topbaş, sanatçılarla ‘Mavi Boncuk’ şarkısını söyledi.

1914 yılında Fuat Uzkınay’ın ‘Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı’ filmini çekmesiyle başlayan Türk Sineması serüveni 2014 yılında 100’üncü yılını tamamladı.

Kültür sanat dünyasının önemli aktörlerinden biri olan sinema, ülkemize girdiği yıldan itibaren ‘Bican Efendi’li ilk Türk komedi filmleri serisi (1917-1921), ‘İstanbul Sokaklarında’ filmi ile sesiz sinemadan sesli döneme geçiş (1931) ve ‘Halıcı Kız’ filmi ile renkli filmlerin gösterime başlaması (1953) gibi önemli aşamalardan geçti.

İlk film şirketlerinin kurulması, ilk dublaj sanatçılarının başarıları, ilk Türk oyuncularının sinemaya gönül vermesi, yazlık sinemaları, sinema kültürünü besleyen dergiler ve bu yayınların düzenlediği yarışmalar toplumda Yeşilçam’a olan ilgiyi besleyerek artırdı.

Dilimize pelesenk olan replikleri ile Türk Sineması efsanesinin seyirci rekorları kıran popülerliği siyasal darbeler, televizyonun yaygınlaşması ve erotik filmler furyasının üst üste gelmesi ile 70’li yılların ortası ile 80’li yılların başında duraklama dönemine girdi.

Türk Sineması’na gönül veren değerlerin bir kısmı ekonomik açıdan hayatlarını idame ettirebilmek, bir kısmıysa izleyicisi ile tekrar buluşabilmek amacı ile gazino sahnelerinde şarkı söylediler, yabancısı oldukları bir dünyaya merhaba demek zorunda kaldılar.

Sosyal hakların olmadığı, zor şartlarda, düşük gelirlerle çalışılan ancak halkın sevgisini her türlü değerin üzerinde tutan bir anlayışla yaşanan ve Yeşilçam ailesinin parçası olmaktan keyif alınan o deneme duyulan özlem 80’li yılların ortasında sona erdi.

Bu aşamada birinci döneme nazaran daha az sayıda ama konu, mekân açısından özgün; oyunculuk ve çekim teknikleri açısından da evrensel bir döneme geçildi. Salon filmlerinin yerini toplumsal kaygılar taşıyan filmler aldı. Komedi filmlerinde ise ‘Hababam Sınıfı’ ya da ‘Gırgırıye’deki gibi seri filmlerin tadına yaklaşılamadı.

Türk Sineması’nın ikinci şahlanması Şener Şen’in ‘Eşkıya’ (1996) filminin rekor sayıda izleyici ile buluşması ile gerçekleşti. ‘Eşkıya’ filmi ardından gelen diğer yapıtlara da adeta ışık oldu.

Tekrar izlediğimizde ilk günkü gibi keyif aldığımız Yeşilçam filmleri ile bugün başarıdan başarıya koşan filmlerle bezeli Türk Sinema Tarihi’nde girilen 100 yılın önemine dikkat çekmek ve geçmişi yad etmek için çeşitli etkinlikler düzenlendi. Birbirinden farklı buluşmalar, Türk filmlerinden seçkiler, arşiv çalışmaları yapıldı. Özel konulu sergilere imza atıldı. Yazarlar sinemanın 100 yılını araştırdı, köşelerine taşıdı, ilk kez gündeme getirdikleri konularla tarihe vurgu yaptı, kitaplar yayınladı.

100’üncü yılın kutlama etkinlikleri sırasında Türk Sineması’nın 100 yılı konuşuldukça aslında geçmişin tüm katmanlarından kamuoyuna çalışma azmi, yaratıcılık, özveri, duygusal zekâ, saygı, sevgi ve de disiplin yansıdı.

Biz de 34sanathaber ailesi olarak birçoğumuzun hayatının bir parçası olan Türk Sineması’nın 100 yılını emektarlarına saygılar sunarak ve yaşadıkça yeni başarılarına şahit olmak duygusu ile kutluyoruz.

TÜRK SİNEMASI’NIN 100’ÜNCÜ YIL ETKİNLİKLERİNDEN:
*100. Yılında Türk Sineması’nın Onları / SERGİ
*Şarkılarla Filmler / KONSER
*Türk Sineması’nda Yıldızlar Geçidi / KONSER
*10 Film ve Yeşilçam’ın 100 Yılı / FİLM GÖSTERİMİ
*Yüzyıllık Aşk: Türkiye’de Sinema ve Seyirci İlişkisi / SERGİ
*Türk Sineması’nda Makyaj ve Aksesuarların 100 Yıllık Yolculuğu / SERGİ
*100 Yılda 100 Film Seçkisi / FİLM GÖSTERİMİ
*Yeşilçam Gözüyle İstanbul / BELGESEL
*Türk Sineması Bakırköy’de Doğdu Bakırköy’de Yaşayacak / PANEL
*Selvi Boylum Al Yazmalım Filmi Paneli / PANEL
*Sinemada Bir Asır / KİTAP
 

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TÜRK SİNEMASI’NI KORE’DE TANITTI



İstanbul Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği "İstanbul Kore'de" organizasyonu çerçevesinde Türk Sinema Tarihi konferans ve belgesel gösterimi ile Kore'de tanıtıldı.

Gyeongju Üniversitesi'nde 17 Eylül Çarşamba günü 13.00'de "Türk Sinema Tarihi" başlığı altında düzenlenen programda Türk Sineması tanıtıldı. Program, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Abdurrahman Şen'in açılış konuşması ile başladı. Türk Sineması'nın bu yıl 100. yaşını kutladığını vurgulayan Abdurrahman Şen;

"Bir asırlık geçmişi olan Türk Sineması, Kore sineması ile ilk kez 2013 yılında İstanbul'da yapılan 'İstanbul-Gyeongju Dünya Kültür Expo 2013' programında bir araya gelmişti ve bu birlikteliğin devamı olarak bu yıl yaptığımız İstanbul Gyeongju'da 2014 etkinliği ile devam ediyor." dedi. Konferansta Türk Sinema Tarihinin gelişimini anlatan Şen, şunları kaydetti: " Türk Sineması, 1914 yılında Fuat Uzkınay'ın, bugünkü Yeşilköy semtinde bulunan Rus Abidesi'nin yıkılışını filme alması ile başlamıştır. Türk Sineması ilk yurt dışı başarısını 1932 yılında Venedik 2. Film Şenliği'nde elde etmiş, yönetmenliğini Muhsin Ertuğrul'un yaptığı 'Leblebici Horhor Ağa' filmi ile Onur Diplomasi Ödülü'nü almıştır. Türk Sineması 'altın dönemini 60'lı yıllarda yaşamıştır. 'Yeşilçam' olarak adlandırıldığı döneminde senede en fazla film üreten ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya yükseldi. Yakın dönem Türk Sineması uluslararası alanda oldukça büyük başarılar elde etmiştir. Son örnek de Cannes Film Festivali'nde Nuri Bilge Ceylan'ın büyük ödülü almasıdır. Sadece Türk Sineması değil dünya sinemasına emek vermiş tüm emekçileri, ustaları, oyuncuları saygıyla selamlıyorum. Yaşasın sinema, yaşasın sanat."

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı