• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Aslı Didari
DÜNYA TEK ÜLKE OLSAYDI BAŞKENT İSTANBUL OLURDU
21 Ağustos 2015 Cuma
Aslı Didari | aslididari@gmail.com

2010'da Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul'un kentsel varlık tarihinin 300 bin yıl kadar geriye gittiği biliniyordu. Bu konudaki en çarpıcı deliller Küçükçekmece Gölü kenarında bulunan Yarımburgaz mağarasında tespit edildi. Burada insanlık tarihinin ilk 'kültürel nitelikli' izlerinin yer aldığı ilk neolitik ve kalkolitik insanların burada yaşadığı görüldü. Dudullu'da alt paleolitik, Ağaçlı'da orta ve üst paleolitik çağa özgü aletler bulundu. M.Ö. 5.000'lerde ise Kadıköy, Fikirtepe, Çatalca, Dudullu, Ümraniye, Pendik, Davutpaşa, Kilyos ve Ambarlı'da yoğun yerleşim izleri başladığı tespit edildi. Bugünkü İstanbul'un temellerinin ise M.Ö. 7'inci yüzyılda atıldığı görüldü.

İmparator Konstantin M.S. 4'üncü yüzyılda İstanbul'u yeniden inşa etti ve başkent yaptı. İstanbul kenti 16 asır boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı olmak üzere üç farklı imparatorluğa başkentlik etti.

Yenikapı kazı alanında, Theodosius Limanı taban dolgusu altına inildiğinde, bugünkü deniz seviyesinden yaklaşık - 6.30 metre altında Neolitik Çağ’a ait yapı kalıntıları ile günlük yaşama ait buluntular tespit edildi. Bu şaşırtıcı bulgular İstanbul kentinin yerleşim tarihini günümüzden yaklaşık 8.500 yıl geriye taşıdı. Neolitik Çağ’a tarihlenen, dal-örgü mimariye ait mekânların içinde ve çevresinde toplanan çok sayıdaki çanak çömlek parçası, İstanbul bölgesinin Neolitik toplulukları olarak adlandırılan ‘Fikirtepe Kültürü’ ile Yarımburgaz 4 evresiyle yakın benzerlik gösterdiği saptandı.

Bu kültür, ders kitaplarında ‘Cilalı Taş Devri’, bilim dünyasında ‘Neolitik Çağ’ olarak adlandırılan dönemi temsil etmektedir. Üzerinde kalın bir deniz dolgusu bulunan Yenikapı Neolitik Çağ Yerleşmesi, Marmara Denizi’nin zaman içerisinde geçirdiği değişikliklerle birlikte değerlendirilmektedir. Yerleşmenin, tahminen Marmara’nın henüz tuzlu su ile buluşmadığı dönemde kıyıya çok uzak olmayan bugünkü yerinde kurulduğu düşünülmektedir.
Yenikapı'da antik Theodosius Limanı kalıntıları altında son 10 bin yıl içinde depolanmış çökel istif ise, bize Marmara Denizi’nin geçirdiği ortam değişimlerini ve kültürel tarihçesini yansıtmaktadır. Yenikapı kazı alanı, Marmara Denizi’nin Holosen Dönemi jeolojik tarihçesi ile ilgili bilginin zenginleşmesi ve boşlukların doldurulması açısından son derece önemlidir.
Marmaray-Metro çalışmaları kapsamında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından yapılan kazılar, kazı alanları ve çevresindeki tarihsel gelişim, Byzantion, Konstantinopolis ve Osmanlı İstanbul’unun kültürel devamlılığını, ticareti, sosyal yaşamı, denizciliği ve topografik özellikleri açısından çok önemli sonuçlar ortaya koydu.

Dünyanın en önemli siyaset ve fetih insanlarından Napolyon'un bu kenti gördükten sonra "Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti mutlaka İstanbul olurdu" dediği söylenir. 20'nci yüzyılın ikinci yarısında kentin aşırı ve plansız büyümesi eleştirilse de turizm potansiyeli, ekonomik ağırlığı açısından Napolyon'un bu söylemi hala geçerlidir. Çünkü Kentin konumu ve eski İstanbul olarak adlandırılan 'sur içi' ile bu kavrama dâhil bazı ilçeler aslında hala büyük ölçüde orijinal halleriyle varlıklarını sürdürmektedir. Bugün Eminönü, Fatih, Eyüp, Beyoğlu, Samatya, Yenikapı, Vefa, Küçükpazar, Ortaköy, Üsküdar, Adalar 'en İstanbul hâlleriyle' dimdik ayaktadır.



Modern 21'inci yüzyıl kent vizyonu
Dubai, Paris, Londra, İtalya, New York, Şangay, Tokyo, Hong Kong ve Londra gibi dünyada çok ünlü ve markalaşmış kentler vardır. Bunların her biri bazı ayırt edilebilen özellikleriyle ünlenmiştir. Dubai'nin ticaret konumlandırması, Paris'in tarihi romantikliği, New York'un modern çağın yarattığı kent özgünlüğü, Tokyo'nun dar alanda yaşama becerisi, Şangay'ın son sürat yeniden kurulma ve gelişme tutkusu, Hong Kong'un liberal modelle küresel ekonomideki baş aktörlüğü, İtalya’nın tarihini korurken modern yaşamı birlikte sürdürme çabası herkesi büyüler. İstanbul bütün bu özelliklerden hepsine birden sahiptir. İki kıta bileşkesi, doğu batı buluşması, çok kültürlülük, deniz boğaz yolu, ipekyolu, tarihi derinlik, en eskiden bugüne yaşayan doku ve çok hızlı gelişen modern 21'inci yüzyıl kent vizyonu. Turizm, sanayi, finans, sermaye piyasası, küresel ticaret hepsi bu kentte çok hızlı gelişiyor. 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı