• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Akkoyun Özbay
Güngören, Sevdanın Bitmediği İlçe…
10 Ağustos 2015 Pazartesi
Sema Akkoyun Özbay | semaakkoyunozbay@gmail.com



Yaya ordularının görev yaptığı dönemde Avrupa’ya çıkışta ilk mola yeri,

Vitoz adıyla anılan Güngören Köyü’nün tarihinde önemli yer tutan Çırpıcı Deresi,

Çırpıcı Çayırı ise bir zamanlar İstanbul’un en ünlü mesire yeri olan,

Halkın Hıdrellez ve Cuma günlerini geçirdiği yerde ayrıca

İmparatorluk döneminde oynanan ‘’Arapların Düğünü’’ adlı oyunun oynandığı mekan.

Avrupa’yı İstanbul’a, İstanbul’u da Avrupa’ya bağlayan Topkapı yolu üzerindeki Genç Osman Köprüsü,

Lehistan Seferi’ne gidilirken yaptırılan Genç Osman Camii,

Eskiden Çırpıcı Deresi üzerinde bulunan anıt çınarlar,

Osmanlı Yemenicileri için iş alanı olan yer,

Tarihin her döneminde İstanbul’a su temin etme yolunda umut olan Çırpıcı Deresi,

Osmanlı’nın son dönemleri ve Cumhuriyetin ilk yıllarında suyu bol ve tarlalarla kaplı bölge,

İstanbul’un arka bahçesindeki yer altı su kaynakları susuzluk için çözüm olan,

Abdülaziz döneminde başlayan su bulma çalışmaları II. Dünya Savaşı sonrasına kadar devam eden,

Balkan harbinde göçmenlere yurt olan Davutpaşa Kışlası,

Osmanlı ordusunun sefere çıkmadan önce ilk mola verdikleri yer,

Mimarı Mehmet Ağa olan I.Sultan Ahmet tarafından yaptırılan Davutpaşa Sarayı,

Sarayın gerçek tarihi aslında Vitoz’un yani Güngören’in de tarihi olan,

Davutpaşa Sarayı’nın ekmeğini, suyunu, yiyeceğini sağlayan Vitoz Köyü toprakları,

Cumhuriyet döneminden sonra İstanbul’un tarlası bahçesi ardından varoşu olan yer,

Daha sonra da İstanbul’daki şehirleşme hızına ayak uydurmaya çalışan semt,

Çatalca yarımadasında yer alan ilçe Adalar ve Eminönü’nden sonra alan bakımından en küçük olan,

Aç kalsanız komşular yemek getirir, komşunun komşuyu kayırdığı yalnız bırakmadığı semt,

1955 genel nüfus sayımında nüfusu 237 kişi 45 haneden oluşan,

Eski adı Vidos köyü olan 1930’lu yıllarda Güngören olarak değiştirilen, içinden eski Londra asfaltı geçen semt,

Vidos isimli eski Rum köyünün üstüne kurulmuş olan, merkezinde şirin bir Osmanlı Camii olan,

Merter, Esenler, Bağcılar, bermuda şeytan üçgeninin de ortasında bulunan,

Bağcılar’da oturanların İstanbul’un çeşitli semtlerine gitmek için çoğunlukla geçtikleri Güzergah,

Bir zamanlar, evlerin tamamının beton olmadığı, aralarda çocukların oyun oynadığı boş arsaların olduğu,

İnşaatların kumları üzerinde çocukların güreştiği ama artık tek boş arazinin kalmadığı, binaların yükseldiği,

Ocakbaşı ve lokantaların hızla arttığı, nüfus yapısının çok karışık olduğu, ülkenin her yerinden vatandaşa rastlayacağınız,

Oldukça kalabalık, kucak kucağa gidilen minibüslerin olduğu,

Her yerinde tekstil atölyelerinin üretim yaptığı,

Sosyo- ekonomik yapısı, eğitim kurumlarının kalitesi gibi yaşamı etkileyecek

Birçok etmen açısından değerlendirdiğimizde karmaşıklığın görüldüğü,

Havasından mı suyundan mı bilinmez buradaki insanların çok hareketli ve gürültücü olmaları,

Eski Türk filmlerinde görüldüğü gibi sokaklarda çocukların mahalle maçları yapmaları,   

Haznedar,  Merkez, Köyiçi  ve fabrikaları ile tekstilin merkezi,

Bunun yanı sıra çarpık yapılaşmanın en bariz görüldüğü ilçelerden,

İstanbul’daki küçük Kastamonu ve insanların geneli doğu kesiminden olan,

Her köşe başını tutan mahalle ağabeyleri ve birbirleriyle yarışan mahalle sakinleri,

Gecenin bir yarısında halı silkeleyip, odun kesenlerin bol olduğu,

Uğruna şarkı okunulan, türkü yakılan semt,

İşlek bir caddede ‘’Asker uğurlama’’ gibi süper kutsal bir olay için araçların park edilerek yolun kapatıldığı ilçe,

Karmaşık sokaklar, sıkışık binalar, bozuk yolları,  güzel insanları olan,

İstanbul’un köyü, gezilmesi hoş yeri, cana yakın semti,

Hayat standartlarının düşük olduğu, Rock müzik dinleyen fabrika işçileri, Efes Bira fabrikasını bünyesinde barındıran yer,

Usta kebapçıların lezzet yarışında olduğu,

Geceleri belli bir saatten sonra sokakta gezmenin yürek istediği,  genellikle muhafazakar ailelerin yaşadığı,

En işlek yerinin Köy içi olduğu, Tekstil sektöründe Türkiye’nin kalbi olan ilçe,

İstanbul’un Avrupa’ya bağlantısında önemini bugün de koruyan, sanayi ve hizmet kenti olma yolunda hızla ilerlerken

Güngören’de geçim derdi çeken halkın can pazarı ve şiddet olaylarını yaşamak yerine

Sımsıcak sevgilerle birlikte sevdanın bitmediği ama kavganın bittiği ortamda iyi Gün Görmeleri dileğiyle…

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı