• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Akkoyun Özbay
Gaziosmanpaşa, nam-ı diğer Taşlıtarla,
03 Ağustos 2015 Pazartesi
Sema Akkoyun Özbay | semaakkoyunozbay@gmail.com



Geç dönem yerleşim merkezi olan daha önce Taşlıtarla ve Küçükköy olarak bilinen,

Yüzölçümü bakımından İstanbul’un en büyük ilçesi olan,

1985’de İstanbul nüfusunun yüzde 5’ini barındıran ilçe,

Nüfus yoğunluğu bakımından yalnız İstanbul’un değil, Türkiye’nin de önemli yerleşim yerlerinden olan,

İlçe sınırları içindeki topraklar kıraç ve taşlı olduğundan halk arasında Taşlıtarla olarak adlandırılan,

1952 yılında Balkan Göçmenlerine devletin yaptırdığı evlerle başlayan serüven,

Bugün 601 bin kişinin yaşadığı dev Gazi Osmanpaşa ilçesini oluşturmuş,

İlçenin çekirdeği Taşlıtarla, bugün dev gökdelenlerin boy gösterdiği modern bir görünümde,

Kentleşmenin hız kazandığı, her dönem kamuoyunun dikkatini çeken ve İstanbul’un ikinci büyük ilçesi olan, 

Gecekondulaşmanın yoğun olduğu Gaziosmanpaşa’da nüfusun yarıya yakınını gençlerin oluşturduğu,

Kalabalıklığı sebebiyle çeşitliliği beraberinde getiren, geniş bir mozaiği andıran,

Eski gecekonduların yerini planlı yapılaşmaya bıraktığı, yoğun Balkanlar kokan semt,

Trakyalılar, Bulgaristan göçmenleri, Arnavutlar, Boşnaklar,

Romanlar ve Karadenizlilerin çoğunlukta olduğu, genelin aksine Kürt vatandaşların daha nadir bulunduğu,

Gazi olayları ile gelen kötü şöhreti kimseyi yanıltmasın, İstanbul’un birçok ilçesinin sicili Gaziosmanpaşa’ya göre daha kabarık

İşlek olan Bağlarbaşı Caddesi semtin Beyoğlu’su,

Romanların aralarındaki kavgaların ve düğünlerinin meşhur olduğu,

Neredeyse her gün bir düğün yapılan Sarıgöl,

Karadeniz pidesinin kokusuyla sizi kendinize getiren en kalabalık olan Karadeniz Mahallesi,

Zamanında babalarından, dedelerinden kalan evlerde oturan sakinlerin tercihi ise

Beşyüzevler, Küçükköy ve Yıldırım Mahallesi,

Son yıllarda varoşluğun tozlarından silkinmeye çalışan,

Kahvelerde bilardo ve satranç oynayanların çoğaldığı,

Sakinlerinin kendilerini Gaziosmanpaşalı olduklarını belli etmek için

İsimlerinin başına ‘’Paşalı’’ takısını getirdikleri,  

İnsanları harika olan, gençlerin yürekli, kızların alımlı ve güzel, delikanlıların ise mert olduğu,

Meydanı çok güzel, sakin ve semti hareketlendiren hamarat teyzelerin balkondan halı dövmeleri,

Sevdalılara göre, ‘’Bu alemde en büyük Paşa sensin’’

‘’ Ayrı kaldığımda ömrümün sonuna dek havasını, kokusunu, insanlarını, kavgalarını bile özleyeceğim tek yer’’

‘’Burası Çakma Taksim gelmeyen İstanbullu kalmasın!’’

Düzensiz şehir planlaması, yetersiz altyapısı ile bazılarını canından bezdiren,

Herkesin hakkında ileri geri konuştuğu ilçede doğup büyüyen ve mutlu bir şekilde hayatını her şeye rağmen devam ettirenlerin olduğu,

TEM oto yolundan üç adet girişi bulunan, merkezi ile Gazi Mahallesi arasında yaklaşık 10 kilometre

Mesafe bulunan Türkiye’nin birçok ilinden daha büyük olan ilçe,

1950’li yıllarda Balkanlardan gelen göçmenlere yerleşim alanı olarak açılan ve bunun sonucunda büyümeye başlayan,

Yıllarca çöplerini insanların kendi imkanları ile taşıdığı, içme suyunu tankerlerden temin ettiği,

Dağ taş halis muhlis gecekonduların hatta tuvaletlerinin bile dışarıda olduğunu görenlerin şok geçirdiği,

Yıllar sonra Gaziosmanpaşa Sahnesi’ne oyun izlemeye geldiklerinde ise gördükleri olumlu güzel değişimle ikinci şoku yaşadıkları yer,

Kadınlara geniş çapta okuma yazma kurslarının düzenlendiği,

Nice Anadolu şehirleriyle Nüfus bakımından rekabet eden,

Dünyadaki 40 ülkeden daha kalabalık olan İstanbul ilçesi.

Kapladığı alan ve nüfus açısından İstanbul’un en kalabalık ve de buna paralel olarak en çok çeşitlilik gösteren yeri,

Kapısı herkese açık olan İstanbul’un arka sokağı, GOP diye yazıldığında farklı bir sevimlilik kazanan Gaziosmanpaşa…

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı