• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Akkoyun Özbay
Ümraniye, hayatın akışının başladığı yer…
08 Haziran 2015 Pazartesi
Sema Akkoyun Özbay | semaakkoyunozbay@gmail.com


İlk yerleşenler çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar

Bütün araziyi çam ağaçlarıyla donatmışlar, her yer orman her yer yeşil ve ağaç imiş.

Bir dönem ‘’Ormaniye’’ diye anılmış. Daha sonra Romalılar ve Bizanslıların egemenliğine geçmiş.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Padişah Orhan Gazi bölgeyi Osmanlı topraklarına katmış.

Sadece birkaç selvi ağacının ve birkaç evin bulunmasından ilçenin ilk adı ‘’Yalnız Selvi’’ imiş.

17. yy başlarında ise Osmanlı padişahı I.Ahmet, Şeyh Aziz Mahmut Hüdai’ye vakfetmiş.

İlk yerleşenler, Balkan Savaşlarından sonra önce Batum’dan sonra Yugoslavya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler.

Bundan dolayı bir sürede ‘’Muhacir Köy’’ olarak adlandırılmış.

1960 yılına kadar da köy kalmış, 1970’li yıllarda sanayi faaliyetlerinin yoğunlaşmaya başlamasıyla hızlı bir gelişim göstermiş.

Küçük imalat sanayisinden,  konfeksiyona, yedek parça ve ağaç ürünleri üretimine kadar

Ekonomik çeşitlilik açısından çok zengin yöre.

İstanbul’un en hızlı kentleşen ve nüfusu hızla artan, köy yöre ve geleneklerin de aynen muhafaza edildiği kentleşme örneği.

İstanbul’un nüfus bakımından en kalabalık Kadıköy, Üsküdar’dan sonra en büyük üçüncüsü, Anadolu yakasının da en kalabalık ilçesi. 

Gecekondu dağılımının yoğun olduğu muhafazakar semt, Patlayan çöplükleri,

Yaşanılan kötü olayları ile adından söz ettiren bünyesinde her çeşit insanı barındıran

Bir sokaktan diğer sokağa geçtiğinizde tamamen farklı insanlarla karşı karşıya gelmenize yol açan

Sanki sokak değil de şehir değiştirmiş hissini veren yer.

Santral ve Ataşehir yelpazesinde uzanan geniş ilçe. Son dönemde emlakta yaptığı patlamayla bilinen

Sağlam zemine sahip, feci büyüyen ve büyümeye devam eden

Yukarı Dudullu kesiminde dev bir şehir kurulmaya başlanan

Büyük sanayi siteleri bulunan, sürekli trafiği tıkanan ama  içinden de otoban geçen 

Uzun bir zaman çöplüğüyle gündeme oturmuş bu aralar inşaat firmalarının ellerine kaderini bırakan

Yüksek apartmanlara değmesine ramak kalan trafoya rağmen sık sık elektrik kesilen

Hayat renginin yeşil olduğu Ümraniye’yi   aslında ikiye ayırmak lazım, Çarşı denilen daha düzgün olan  mekan,

İstiklal, Atatürk, Namık Kemal, Atakent,  diğeri de Tepeüstü’nden sonrası karışık olan,

Mustafa Kemal Mahallesi, arabesk bir havası olan, durdurulamadan gelişmeye devam ederken

Daha düne kadar panzerlerin gezdiği, molotofların  yağdığı  sokak aralarına kurulan sitelerle

Orta düzey gelire sahip olanların rahatlıkla yaşamayı tercih ettikleri İstanbul’un ortadirek ilçelerinden biri.  

Çarpık kentleşmenin görüldüğü çok değil 10, 15 yıl önce suratına bakılmayan

Ümraniye yerini dükkanlara, yeni yükselen binalara bırakıyor.

Altyapısı sorunsuz, yolları, kavşakları ikişer, üçer kat olan

Hemen her mahallesinde bir Türk büyüğünün adına kültür sanat ve eğitim binaları olan

Adı çıkmış dokuza inmez sekize yer olsa da suç oranı zannedilen kadar fazla olmayan

81 ilden insanı bünyesinde bulunduran farklı kültürlerden olanların rahat rahat birbirine karışmadan saygıyla yaşadıkları

Her gün yavaş yavaş yükselen binalar arasında hala nefes alınacak yerlerin olduğu

Çarşı’da sağlı sollu alışveriş merkezleri, her türlü yiyecek içeceğin bulunduğu

Dudullu tarafındakilerin gezmek için tercih ettikleri çarşıyla kendini geliştirmeye çalışan

Birçok anıyı bünyesinde barındıran ve sıkı sıkı saklayan Tantavi Parkı.

En güzel Mahalleleri  ise Çamlık, Şerifali, İkbal Cadddesi, Tepeüstü ve yükselen değerleri arasında Atakent’in güzel yerleri,

Arasında dağlar kadar fark olan Mahallelerde ikili, üçlü, dörtlü gruplar halinde dolaşan gençler,

Yardımsever  insanları,  parlak türban takan güzel alımlı genç  kızları 

Bitmeyen kornalar, daraltan trafik, sonuna kadar açılmış müzik sesleri,

Ayakkabıcıların yıllardır ‘’kapatıyoruz’’ diyerek satış yaptığı mağazaları,

Çarşıda  temiz hava almak, Çakmak Köprüsü’nden otobanı izlemek ömrünüze ömür katar.

Beykoz’dan da girilir Maltepe’den de, Ümraniye’ye akıl sır ermez nasıl bir yer

Dön dolaş acayip yerlere çıkılan ve adres sorarsan Allah kolaylık versin dedirten,

Merkez mahallelerinde Karadenizliler  ve Şilelilerin çoğunlukta olduğu,

Yozgat, Muş, Bingöllülerin, Alevi ve Kürtlerin daha çok Dudullu Kazım Karabekir mahallelerini tercih ettikleri

Hoşgörü yeri, hayatın akışının başladığı yer, hayallerin bitip gerçeklerin başladığı,

Modernleşmeye çalışan ama henüz pek başarılı olduğu görülemeyen,

Anadolu şehirlerini anımsatan insanı canından bezdiren kalabalık mahalleleriyle

Kendini artık daha fazla bozmaması ve kangren kolu kesip atması dileğiyle İyi günler İstanbul’un Anadolu’su Ümraniye…

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı