• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Tuğba Görgülü
100 Yılın En İyi 10 Türk Filmi
11 Haziran 2015 Perşembe
Tuğba Görgülü | tubagorgulu1@gmail.com


Türk Sineması'na dair ön yargınızı kıracak, sinemamıza hem teknik hem de içerik olarak yeni bir şeyler katmış, Türk Sineması’nda bir dönüm noktası kabul edilen, popülist filmlerin yanı sıra, kıyıda köşede kalmış yapımların da içinde bulunduğu sinemamızın kesinlikle izlenilmesi gereken filmlerin yer aldığı bu listeye gelin birlikte bir göz atalım. Ancak bu listede Türk Sinemasının kronolojik tarihini değil de daha renkli, hafızalarımıza kazınmış, konusuyla duygularımıza dokunmuş olan özel yapımlarını anlatmak istedim.

Susuz Yaz (1963)

Susuz Yaz 1963 yapımı dramatik Türk filmidir. Metin Erksan'ın David E. Durston'la birlikte yönettikleri filmin senaryosunu yine Metin Erksan, Necati Cumalı'nın 1962'de yazdığı aynı adlı hikâyesinden uyarlayıp yazmıştır. Filmin başrollerinde Erol Taş, Hülya Koçyiğit ve aynı zamanda filmin yapımcısı da olan Ulvi Doğan oynamışlardır. Hülya Koçyiğit'in sinemadaki ilk filmidir. Çekimleri İzmir'in Bademler köyünde 9 ayda gerçekleştirilen film susuzluk ve kadınsızlık temasını işler. Necati Cumalı'nı avukatlık yaptığı yıllardaki gözlemlerine dayanan bu psikolojik - toplumsal filmde çiftçi Osman (Erol Taş) arazisinde çıkan suyu kendi başına sahiplenmek ister, ancak suya ihtiyaçları olan diğer köylüleri karşısına alır. Bu çatışmada hapse düşen kardeşi Hasan'ın (Ulvi Doğan) karısı Bahar'a da (Hülya Koçyiğit) göz koyar.

1964 yılında Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’ ödülünü alan film aynı yıl Meksika’daki Acapulco Film Festivali’nde ‘Altın Maya Ödülü’nü kazanmıştır. Ayrıca Venedik Film Festivali’nde de usta yönetmen Metin Erksan’a ‘Merito Biennale Özel Ödülü’ verilmiştir.

Sevmek Zamanı (1965)

1965 yapımı bir Metin Erksan filmi olan Sevmek Zamanı filminin başrol oyuncusu Sema Özcan ve Müşfik Kenter’dir. Halil (Müşfik Kenter), adada ustası Mustafa'yla birlikte boyacılık yapmaktadır. Bir gün boyamaya girdiği boş köşklerden birinin üst katında, duvarda asılı bir kadın resmi görür ve resme aşık olur. Bir yıl boyunca her gün köşke girer ve resmi seyreder. Ancak, bir gün, köşkün sahibinin kızı olan resimdeki Meral (Sema Özcan), iki arkadaşıyla köşke gelir ve Halil'i resmini seyrederken görür. Meral, Halil'in kendisine aşık olduğuna inanarak bu aşka karşılık verir. Oysa Halil, Meral'e değil, onun resmine aşıktır.

Canım Kardeşim (1973)

Canım Kardeşim, yönetmenliğini Ertem Eğilmez'in üstlendiği, 1973 yapımı bir Türk filmidir. Dram türündeki bu sinema filminin başrollerini Tarık Akan, Halit Akçatepe ve dönemin çocuk oyuncusu Kahraman Kıral paylaşmıştır.

Sevimli çocuk Kahraman, ağabeyi ve ağabeyinin vefalı arkadaşı Halit, birlikte yoksul ama neşeli bir hayat sürdürmektedir. Doğru düzgün bir işleri olmayan ve günlerini aylaklıkla geçiren bu ikilinin mutluluğu öğretmenin Kahramanla ilgili bir gerçeği ortaya çıkarmasıyla son bulur. Yapılan sağlık taramalarının ardından kan kanseri olduğu anlaşılan Kahramanın en büyük isteği ise evlerinde bir televizyonlarının olmasıdır. Kahraman’ın hastalığıyla ağabey ve arkadaşı Halit bundan sonra tüm güçlerini bir televizyon alabilmek için harcayacaktır.

‘Canım Kardeşim’ filmi 5. Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘En iyi 2. Film’ seçilmiştir.

Kara Çarşaflı Gelin (1975)

Kara Çarşaflı Gelin, 1975 yılında Bekir Yıldız'ın üç ayrı romanının (Kara Çarşaflı Gelin, Kaçakçı Şahan ve Barutçu Maho), Vedat Türkali tarafından senaryolaştırılıp, Süreyya Duru'nun yönetmenliğinde beyaz perdeye uyarlandığı film.

Film iki aile arasındaki kan davasını anlatmaktadır. Sonunda ailelerden biri, kızlarını karşı tarafa "kan bedeli" olarak verir. Böylece kan davası biter ama kara çarşaflı Güllüşan gelinini büyük dramı başlar.

‘Kara Çarşaflı Gelin’ filmi 1977 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde hem ‘En İyi Film’ hem de ‘En İyi Senaryo’ ödülünü almıştır.

Selvi Boylum Al Yazmalım (1977)

1977 yılında, başrollerinde Kadir İnanır ve Türkan Şoray'ın oynadığı, Atıf Yılmaz’ın yönettiği film Türk Sineması’nın başyapıtlarından biri olarak sayılmaktadır. Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un 1970 yılında yayımlanan aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Filmin özgün müziğini Cahit Berkay bestelemiştir.

Kamyon şoförü İlyas (K. İnanır), İstanbul'dan Asya'nın (T. Şoray) kaldığı köye gelir. Birbirlerine sırılsıklam aşık olup evlenirler. Çocuklarının adını Samet koyarlar. İlyas, kamyoncu olduğu için sık sık yollara çıkar ve Asya, Samet'le yalnız kalır. Bir gün yine yola çıkan İlyas, eve dönmez ve Asya’yı bir sekreter ile aldatır. Asya bunu pencerede görür ve İlyas'tan kaçar. Yolda Cemşit (A. Mekin) adında bir adamla karşılaşırlar. Cemşit onlara kol kanat gerer. Birlikte yaşamaya başlarlar. Bir gün İlyas karşılarına çıkar. Asya şimdi büyük aşkı ve kendisine zor gününde kucak açan Cemşit arasında bir tercih yapmak zorunda kalır. Ve "sevgi emektir" diyerek kendisine ve çocuğuna emek veren Cemşit'i seçer.

‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ 1978 Uluslararası 15. Antalya Sanat Şenliği'nde Maden filminin ardından ikinci ‘En İyi Film’ seçilmişti.



Maden (1978)

1978 yılında çekilen Maden filmi maden ocağında çalışan bir devrimciyi ve işçilerle olan hikâyesini anlatmakta. Başrollerini Cüneyt Arkın ve Tarık Akan birlikte paylaşmaktadır. İlyas (C. Arkın) maden ocağındaki sahip oldukları kötü koşullarla daha fazla çalışmak istemediklerini bütün işçilere anlatmaya çalışan bir devrimcidir. Bu çabaları sonuç verir ve Nurettin (T. Akan) ile arkadaşlarını sarı sendikanın etkisinden kurtarır. O sıralarda göçük altında kalan işçilerin bunda etkisi büyüktür. İşçilerin huzursuzluğunu yatıştırmak için maden sahibi şehre lunapark getirtir. Bu olumsuz durumu aşmak ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için İlyas ve Nurettin bir imza kampanyası düzenlerler. Bu faaliyetleri yürütürken İlyas'a patronun adamları suikast düzenler. Bundan sonra işçilerin kendi aralarındaki dayanışması artar ve ilk önce iş yavaşlatma daha sonra İlyas'ın göçük altında kalmasıyla greve giderler.

Maden filmi 1978 yılında 15. Antalya Film Festivali’nde en iyi film ödülüne layık görülmüştür.

Yol (1982)

Yol, senaryosu Yılmaz Güney tarafından yazılan, Şerif Gören tarafından yönetilen 1982 yılı yapımı Türk filmidir. Filmin başrollerini Tarık Akan, Şerif Sezer ve Halil Ergün paylaşmıştır.

Filmde Sıkıyönetimin en acılı günlerinde İmralı Adası Yarı Açık Cezaevi'nden verilen izinle köylerine, evlerine gitmek isteyen beş mahkûmun yolda yaşadıkları zorluklar ve insan hayatlarının dramı sunuluyor. Filmin senaryo aşamasındaki adı Bayram'dı.

‘Yol’ 1982 Cannes Film Festival'inde büyük ödül ‘Altın Palmiye Ödülü’nü kazanmıştır.

Kurbağalar (1985)

1985 yapımı bir Şerif Gören filmidir. Başrolünde usta oyuncu Hülya Koçyiğit rol alıyor. Kurbağalar filmi Yabancı televizyon kurumlarına satılan ilk Türk filmi olma özelliğiyle ne kadar değerli bir yapıt olduğunu gözler önüne seriyor. Edirne ilinin Sultaniçe köyünde çekilen filmde, Trakya'da bir köyde kurbağa toplayarak geçinen dul bir köylü kadının yaşam mücadelesi ve aşkı anlatılıyor.

‘Kurbağalar’ filmi 1986 yılında Sinema Yazarları En İyi 10 Film seçiminde, ‘En İyi 4. Film’ seçildi. Ayrıca 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, ‘En İyi Müzik Ödülü’ne ve 1986 yılında Nantes Film Festivali’nde, ‘Birincilik Ödülü’ne layık görüldü.

Uçurtmayı Vurmasınlar (1989)

Uçurtmayı Vurmasınlar, yönetmenliğini Tunç Başaran'ın yaptığı 1989 yapımı uzun metrajlı Türk sinema filmi. Çekimleri Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde gerçekleşti.

Beş yaşındaki bir çocuğun gözüyle kadınlar hapishanesinin ve sevginin öyküsüdür anlatılan. Küçük Barış'ın (Ozan Bilen) bu dört duvar arasında ne suçu vardır ki? Oysa esrardan tutuklanan annesi değil midir? Barış henüz algılayamadığı bir garip dünyanın içinde, her yanı soğuk ve sağır duvarlarla çevrili bir hapishane avlusunda gökyüzünü ve özgürlük uçurtmalarını gözlemektedir. İnci Abla’sı (Nur Sürer), Özgürlüğüne kavuştuktan sonra bir gün uçurtma olup geri döneceğine söz vermemiş midir?

‘Uçurtmayı Vurmasınlar’ filmi 10. Akdeniz Ülkeleri Film Festivali’nde, ‘En İyi 2. Film’ , 26. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, ‘En İyi Senaryo’ , 26. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, ‘En İyi Film’ ve 8. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde, de ‘En İyi Türk Filmi’ ödüllerinin sahibi oldu.

Eşkıya (1996)

Başrollerini Şener Şen ve Uğur Yücel'in paylaştığı 1996 yapımı sinema filmi Türk Sineması’nın yeniden canlanmasına umut oldu. Yavuz Turgul'un yönettiği ve senaryosunu yazdığı Eşkıya, 1996-1997 sezonunda 2 milyon 568 bin 339 kişi tarafından izlendi. Gişe istatistiklerinin tutulmaya başlandığı 1989'dan sonraki dönemde, gösterime girdiği 1996'dan 2001 yılına kadar Türk Sineması’nın en yüksek gişe hasılatı elde eden filmi oldu.

35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkıya jandarma tarafından yakalanır. 35 yıl içinde eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da hesaplaşmalardan ötürü can vermiştir. Biri dışında; Baran (Şener Şen).

2001 yılına kadar Türk Sineması’nın en yüksek gişe hasılatı elde eden filmi olan Eşkıya, 2004 yılına kadar da Türkiye dışında en çok izlenen Türk filmi oldu.

2015 Şubat ayı itibarı ile IMDB (Internet Movie Data Base)'de en iyi 250 film arasında bulunan ilk ve tek Türk filmidir. 130. sıradadır.

Eşkıya filmi 1997 yılında Almanya’dan ‘Bogey Ödülü’nü alırken 1998 yılında da Portekiz’deki Tróia Uluslararası Film Festivali’nde de ‘Altın Yunus Ödülü’nü aldı. Ülkemizde yapılan Sinema Yazarları Derneği Türk Sineması Ödülleri Töreni’nde de ‘En İyi Film’ , ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Müzik’ ödüllerinin sahibi oldu.

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı