• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram
Sema Akkoyun Özbay
Bayrampaşa, sessiz ve derin yaşanan ilçe…
01 Haziran 2015 Pazartesi
Sema Akkoyun Özbay | semaakkoyunozbay@gmail.com


Bayrampaşa, sessiz ve derin yaşanan ilçe…

1927’de Yugoslavya ve Bulgaristan’ın Filibe şehrinden göç eden göçmenlere,

Tarım için ayrılan bölgede bağcılık yapılmış ve inek çiftlikleri kurulmuş.

1950’lere kadar İstanbul halkının mesire yeri olan,

1955’de Vatan ve Millet caddelerinin istimlak edilmesiyle buraya yerleşenler artmış,

Yapılan fabrikalarla ilçe sanayi bölgesi olmuş.

Mimar Sinan tarafından İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak amacıyla halen faal olan su kanalları,

Binaların atık su ve tuvalet tesisatlarının yanlış bağlanması sonucu kolera salgını çıkmış Sağmalcılar’da

Ve bu olay çok kişinin hayatına mal olmuş.

IV. Murat’ın sadrazamı Bayram Paşa’nın burada bir çiftlik sahibi olmasından

Esinlenerek Sağmalcılar, Bayrampaşa adını almış.

Bahçe ve sokakları ile oldukça planlı bir şehir görünümünde olan ilçe,

1955’te yapımına başlanmış 1968’de hizmete sokulmuş olan

Bayrampaşa denince ilk akla gelen, kapalı demir kapılar ardında

Ve dört duvar arasından yükselen ‘’ya sabır’’ ve tespih sesleri ile

Bayrampaşa Cezaevi, 2009’da Silivri’ye taşınan,
 



Devlet Hastanesi, Göz Nuru Vakfı, Kızılay, Türk Hava Kurumu, PTT Santralı,

30’u aşan Camii arasından Bayrampaşa Merkez Camii, Belediye Başkanlığı binası karşısında,

Osmanlı klasik mimarisinin izlerini taşıyan kubbe ve şerefeleri Edirne Selimiye Camiini andıran,

Tarihi eserler bakımından önemli bir yeri olan 1827 de yapılan Askeri Hastanesi,

Topkapı’dan kaldırılan Otogarın ise yeni adresi,

Büyük İstanbul Otogarı, giriş çıkışlarının yoğun olduğu her zaman kalabalık,

İlçenin kalbinin attığı yer, en neşeli caddesi Demirkapı Caddesi,

Şahin bakışlı gençlerin, renkli gözlü ve gamzeli güzel kızların boy gösterdiği,

Küçük İstiklal Caddesi, müziklerin son ses dinlendiği ve gençliğin buluşma noktası,

‘’Tencerem var tavam var, Yıldırımlıyım havam var’’diyerek gururlanan Göçmenler,

Özellikle Boşnakların ağırlıklı olarak yaşadıkları Yıldırım Mahallesi,

İnanılmaz güzel yöresel lezzetlerin tadına doyum olmadığı,

Dostlukların büyüklüğünün burada ölçüldüğü, kardeşlik ve komşuluk bağlarının kuvvetli olduğu,

Güzel kızlarla, yakışıklı erkeklerin ve akrabaların bir arada yaşadığı mis gibi bir Mahalle…

Bayram tatlısının ve böreğinin en lezzetli halinin olduğu diğer mahalle, Altıntepsi,

Yiğidin harman olduğu Aslan Ocağı ise Çevik Kuvvet,  

Gözlere şifa dağıtılan Göz Nuru Vakfı,

Tarihi yarımadaya yakınlığı nedeniyle hızla büyüyen ilçe, Bayrampaşa

Komşuların hep kardeş ve can olduğu,

Sevinçlerin, hüzünlerin birlikte paylaşıldığı,

Dostluğun, arkadaşlığın en derin yaşandığı,

Cana yakın ve sıcacık insanları ile eşsiz yer.

Gelip görmeden yaşayıp hissetmeden bilinmeyen,

Nereye giderseniz gidin oradaki candan dostluğu başka yerde bulamayacağınız

Makedonya’nın yavru vatanı, göçmen güzel kızlarıyla meşhur,

Her sokaktan leziz börek kokularının ve Arnavutça müziğinin yükseldiği küçük Arnavutluk,

Karadenizliyle Balkan göçmenlerinin huzur ve barış içinde yaşadığı ilçe.

Eskiden enginarı meşhur olan Bayrampaşa’da

şimdi sadece enginar şekilli çeşmesi ve enginar heykelleri kalmış.

Damarlarında Arnavut kanı dolaşanların ve sokakların Boşnak böreği koktuğu,

Sarı saçlı mavi gözlü Boşnak kızlarının güzellikleriyle mahalleleri süslediği,

Camiden çıktıktan sonra bağıra bağıra Boşnakça konuşan yaşlıları,

Kardeşçe yaşamın olduğu, komşuluğun hala ölmediği

Sembolünün ise enginar olduğu ilçede, Boşnak, Pomak, Arnavut,

Bulgar, Kosovalı, Yunan ve Makedon Türk göçmenleri,

‘’Sessiz ve derin yaşa burası Bayrampaşa’’ diyerek yaşamlarını burada keyifle sürdürmeye devam ediyorlar…

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı