• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

Sarhoş Esinti-Hüseyin DEMİR

Gün kavuşmadan geceye

Düştük ilk akşamdan yola,

Sokaklar hüzzam,

Caddeler ince saz,

Bir kuş seslenir gerilerden

Nihavent,

Çökmeden ortalığa henüz

Bu göz alıcı rehavet

Katılır koroya Yaşlı dilenci,  

En hicazkar,

Der!

“Halime bak dertli çal kemancı”.

Buyurun, eğer buysa maharet,

Üsküdar’dan şöyle

İki adım ötesi,

Kız kulesi,

Biraz martı kanadı, bir parça simit,

Üç beş, fırtına yorgunu balık

Yanaklarımıza değince bir de

Ah o Sarhoş esinti,

Tamamlanır mutluluk

Kendi ışığımızın gölgesinde

Yedi tepesinden süzülürken Marmara’ya,

Gülümser ay,

Sevişirken yakamozların koynunda,

Yorgundur Galata,

Geceye doğru… Çakırkeyif,

Görünmez olunca, Piyerloti,

Dökülmüştür yıldızlar Halice,

Geçerken Süleymaniye’den,

Yüreklerde aynı dua,

Tanrım! Hiç bitmese bu gece

Yankılanır naralar iki yakada,

Kıvrıla kıvrıla,

Bu akan raylar

Sirkeciye uğramadan,

Sevdaya mı koşar usta…

Denizi ıskalayıp

Yeşilköy’ken geçen,

Geçip de

Gökyüzüne süzülen,

Sevda mavisi midir usta…

 

Adalardan yar gelmesin,

Oy ben sevem, el almasın,

Ege de bulsunlar diye,

Salıvermeli,

Islak düşleri akıntısına boğazın

Ne hüzün uğrasın artık

Ne elem ne gam,

Kulağımı okşasın sadece

“Seviyorum seni be adam”

Hey hey!

Hey de hey,

Ağustos vurgunu yaşlı şehir,

Kim duyar çığlığını,

Bizden başka,

Hey hey!

Sevgisiz aşklar kenti,

Söyle cesaretin varsa,

Pimi çekilmiş dipsiz şehir,

Kaç sevdayı boğazladın da

Bizde yenildin,

Söyle ey,

Şen olası, İstanbul...

 

 

 

Yukarı