• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

Ah İstanbul!-Hüseyin DEMİR

Düşlerini iliştirip geceye

Işıklarını karartıp, sıralı

Birazdan uyanacak

İnsana yasaklı,

İnsana aç

Bu katil şehir

Boğazında buluttan bir düğüm,

İki yakası açık,

Mülteci, durgun

Arsız, biraz da hovarda,

Karışacak hayata,

Bir ada vapuru salacak

Boğazın akıntılı sularına

Dümeninde kanadı kırık bir martı

Tek atışta,

Küçük bir taşla

Kıracağım direğini,

Gez göz

Alabora.

Yedi tepesinde birden doğup

Yedi tepesinde batamayacak güneş

Çalacağım beşini,

Girip halicinden içeri,

Galata’ya doğru,

Ne varsa güzeline dair

Yere sereceğim leşini

Adalarını siyaha,

Denizini sarıya boyayınca

Yalnızlığı kalacak geriye

Huysuzlanırsa yine de

Bir kanca atıp, sürükleyeceğim Ege’ye

En sisli haliyle,

En kirli haliyle

Birazdan uyanacak,

Bu katil şehir

Peşinde taşeron çöpçüler,

Sokaklar,

Caddeler.

Taş mekteplerden devşirme,

Üniversiteler,

Balıkçı tezgahları, işporta tezgahları

Ardında;

Harç yerine kanla tutuşturulmuş

Surlara gömülü, sahipsiz

Tarihsiz şehir

İlk varoşlarında duyulacak ezan,

Sultanahmet de muhalif bir rüzgâr sonra

Iskalayarak akşamcı motorlarını

Geçip

Dökülecekken tam da

Karaköy’den Üsküdar’a

Bir ağ atıp keseceğim önünü,

Ah neresinden tutam da yırtam eteğini

Öfkem, sevdam kadar büyük sana,

Savruk saçlarından tutup

Vursam,

Bir o yakaya, bir bu yakaya

Sen söyle hangi şiddet alır hıncımı,

Adaları bassam tütün yerine yarama

Sen söyle dindirir mi bu kahrolası acımı

Ne desem bir eksiktir sana,

Söz fazla,

Yazı eksiktir sana,

Aşk fazla,

Sevda eksiktir sana

Yine de son sözüm,

Elesem de unumu, fazlası bende saklı

Lüzum yok artık kim haksız,

Kim haklı,

Ama ant olsun ey İstanbul

Alıp gençliğimi terkime,

Yeniden başlamak için

Haydarpaşa Garı’na geri döneceğim

Mümkünüm yok bu sefer seni yeneceğim…

 

Yukarı