• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

İstanbul'un 100 Deyimi



Bir dilin zenginliğine, tarihsel ve kültürel birikimine işaret eden deyimler, köklü bir sözlü kültür geleneğine sahip olan Türkçede sıklıkla kullanılmıştır. Geçmişten günümüze Türkçenin en güzel konuşulduğu şehirlerden biri olan İstanbul’da bu zenginliğin bir karşılığı olarak şehre özgü birçok deyim türemiştir.

İstanbul’un 100 Deyimi adlı eserde, her biri tarihi hadiselerin ya da halk arasında geçen olayların kaynaklık ettiği İstanbul konulu deyimler ve bu deyimlerin rivayet edilen hikâyeleri anlatılmaktadır. Bugün unutulmaya yüz tutmuş deyimlere de yer veren kitap, şehrin kültür tarihi açısından önemli bir kaynaktır.

"Dingo'nun Ahırı"

Dingo ’nun Ahırı İstanbul’da ulaşım için atlı tramvayların kullanıldığı yıllarda, iki at ile çekilen tramvaylara, dik Şişhane yokuşunu çıkabilmesi için fazladan atlar koşulurdu. Azapkapı’da tramvaya eklenen takviye atlar, Taksim’de Dingo isimli bir Rum vatandaş tarafından işletilen ahırda dinlendirilir, sonra tekrar Azapkapı’ya götürülürlerdi. Gün içinde sürekli atların girip çıktığı ahırın bu durumu dolayısıyla, girenin çıkanın belli olmadığı yahut her önüne gelenin girip çıkabildiği yerler için “Dingo’nun ahırı” deyimi kullanılmaya başlanmıştır.

 

 

 

 

Yukarı