• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

Sabır ve gönül işi olan bir meslek

Sabır ve gönül işi olan bir meslek

HABERLER | 07 Mayıs 2015 - 11:42

 

Kültürüne ve ustasına sadık ama manevi açıdan istenilen layığın gösterilmemesi sebebiyle kırgın olan Sedef ustaların ağzından dökülen nağmeler…     

Şehmus OKUR: “Eskilerin ‘ince nacar’, batıların ise ‘ebonist’ dediği ahşap sanatçılığı bir aşk işidir…”

Dayısı Hüsnü Seylan’ın Urfa’daki atölyesinde 6 yaşında bu işe başlayan Şehmus Okur’un hayatı kitaplar ve tahtalar arasında geçmiş. Aynı zamanda üniversiteden Türk Dili ve Edebiyatı okutmanı olarak emekli olan Şehmus Okur, askerlik hariç hiç ara vermeden sanatını icra etmiş.
 



Sedefkarlığın tanımını nasıl yaparsınız?

Sedefkarlık büyük bir sanatın içindeki bir cüzdür, küçük bir ayrıntıdır. Esasında ahşap sanatkarlığının içindeki bir bölüm, marangozluğun tamamlayıcısıdır. Öncelikle kullanmaya yönelik bir eşya yaparsınız. Ama baktığında göze de güzel görünsün, ruhu okşasın istersiniz. O zaman onun üzerine bir şeyler yaparsanız. Sedef kontoraks sağlayan ışıklı, ışıltı sağlayan, fotojenik bir malzeme. Bu sebeple sedefi ahşabın üstüne oturtturursunuz. Onunla kalmayıp ona bir şekil verip, oyma yapıp sedefin yuvasını verirsiniz. Bu sebeple bana sorarsanız sedefkarlık marangozluk ve kuyumculuk arası gidip gelen bir sanattır.

Sizce mesleğin zorlukları nelerdir?

Bu mesleğin pazarlama konusunda sıkıntıları var. Biz hakkettiğimiz müşteri ile buluşamıyoruz. Biz çok güzel şeyler yapıyoruz ama hedef müşteri kitlesiyle bir araya gelemiyoruz. Pazarlama için de para harcayamıyoruz.

Refah toplumların sanatkarları da yarı aç yarı tok yaşarlar. Bana vakti zamanında Amerika’da, Avrupa’da yaşamayı teklif ettiklerinde ben kabul etmedim. Ama bu ülkede yaşamanın getirdiği bir şey var ki bizler hak ettiğimiz saygıyı, maddi iltifatı göremiyoruz. Bu da normaldir çünkü biz refah toplumu değiliz. Bir de biz kendi tarih ve kültürüyle, sanatıyla barışık bir millet değiliz. Fransızlar, Amerikalar, Almanlar bizim sanatımıza daha çok ilgi gösterdiler. Onların bu ilgisi sayesinde bizler tekrar canlandık.

Bu mesleğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bu meslek bir ara unutulur gibi oldu. Doğru, fakat şimdi öyle değil. Ama layıkıyla icra ediliyor mu o da ayrı tartışılır. Ancak bizim gibi cemiyetlerde sanatkarların kaderi budur. Ben II. Murat’ın tahtı için 2 yıl uğraştım. Ama amacım aynısını yapmak değil. Kendimden de bir şeyler katarak bir sanat eseri yaptım. Ama bu satılır satılmaz. Bu iş aşk işidir. Öncelikle kişisel tatmin olması gerekir.

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı