• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

Parmak uçlarındaki huzur: TESPİH

Parmak uçlarındaki huzur: TESPİH

HABERLER | 20 Ocak 2015 - 14:43

Ne amaçla kullanılırsa kullanılsın tespih, kültürümüzün vazgeçilmez bir parçasıdır. Kimi Allah’ın adını anmak kimi ‘ya sabır’ çekmek kimi de sigarayı bırakmak için, elleri oyalansın diye parmaklarından bırakmıyor. Peki, tespihi bu kadar baş tacı etmiş insanlar onun hakkında ne kadar bilgiye sahip?

 

‘Oğlak Yayınları’ndan çıkan ‘Tarih Süzgecinde Mutfak Kültürümüz’, ‘Çilingir Sofrasında Rakı’, ‘İnceliklerin Kadehindeki Şarap’, ‘Aşkın İlacı Çikolata’, ‘Sohbetin Bahanesi Kahve’ kitaplarının yazarı usta kalem Deniz Gürsoy, ‘TESPİH: Parmak uçlarındaki huzur’ kitabında ‘hayallerle yüklü’ tespihlerimizin, Hinduizm, İslamiyet ve Hıristiyanlık’taki dini amaçlı kullanımlarını inceliyor. Ayrıca pek çoğumuzun gündelik hayatının vazgeçilmez bir parçası olan tespihi her yönüyle, tarihten, edebiyattan örneklerle anlatıyor.

 

Ciltli, şömizli, kaliteli baskısı ve renkli resimleriyle Tespih, Parmak uçlarındaki huzur kütüphanenizde bulundurmak isteyeceğiniz bir başvuru kitabı ve dostlarınıza hediye

etmek isteyeceğiniz hoş bir eser.

 

Deniz Gürsoy ‘Tespih Parmak uçlarındaki huzur’ adlı kitabında tesbihin tanımını yapıp, gündelik hayatımıza girişinden ele alıyor. Sonrasında sırasıyla İslamiyet’te tespih, İslam dünyasında tespih çeşitleri, Hıristiyanlıkta tespih, bilimde tespih, aksesuar ve ziynet eşyası olarak tespih, tespihin yapılışı, tespihin parçaları, tespih yapılan maddeler, kehribar, tespih nasıl olmalı?, tespih çekmenin püf noktaları, Osmanlı gündelik hayatında tespih, 19. yüzyılın sonunda tespih, Nazım Hikmet’e yollanan tespihi anlatarak Fikriye Hanım’ın tespih kolyesi ile serüvenini tamamlıyor.

Kitaptan satırlarla tespihin tarifi ise şöyledir: Celal Esad Arseven, Sanat Ansiklopedisi’nde tespihi “Nadir ve güzel taşlardan veya rengi ve kokusu güzel ağaçlardan yapılmış, ortası delik, ufak toparlakların bir ipliğe dizilerek uçların birleştirilmesi suretiyle yapılan dizgi” diye tanımlıyor. Ben bu tanıma bir de “elde dua etmek, oyalanmak ya da stres atmak amacıyla çekilmek için yapılmış olan” açıklamasını ilave etmek istiyorum. Çünkü bu eklenti olmadan verilmiş olan ansiklopedik tanımlama boyna asılmak ya da bileğe takılmak amacıyla dizilmiş boncukları da kapsayabiliyor. Oysa onlar ‘tespih’ değildir. Tespih kelimesinin Arapça ‘sübhan’ kelimesinden türediği söylenir. Anlam olarak böyle olmakla birlikte tespihin ilk geliştirilip kullanıma sokulduğu Hindistan’da, çok eskiden kullanılan Sanskrit dilinde ‘tsepa’ dua, ‘tsepian’ ise tespih demektir. Buradan devamla tsepian kelimesinin Arapça’ya, tespihin doğudan batıya göçü sırasında adıyla birlikte girmiş olması beklenebilir. Arapça’da ‘mesbaha’ Farsça’da ise ‘tasbih’ denir.

Yukarıdaki anlatımlarda tespih kelimesi isim olarak alınmıştır. Bir de fiil olarak ele almak mümkündür. O taktirde ‘tespih etmek’ Allah’ı bütün eksiklik ve kusurlardan uzak tutacak övgü dolu sözler söylemek anlamında olur. ‘Tespih çekmek’ ise iki anlam taşır: Hem tespih ustasının tespihin parçalarını tornada imal (kemanede çekme) işlemi olarak, hem de bir kişinin, elindeki tespihin boncuklarını tek tek baş ve işaret parmakları arasında çekmesi işlemi olarak. Tespih elde tutulup işaret ve orta parmakları arasında ara sıra ya da sürekli çifter çifter çekiliyorsa ya da baş, işaret ve orta parmaklar arasında tespihin taneleri okşanarak tutuluyorsa o tespih çekilmiyor, olsa olsa o tespihle ‘elde oynanıyor’ olmalıdır. Ya da ‘tespih sallanıyor’ olmalıdır. Dua edilmiyor, edilmeyen dua da sayılmıyor. İşte o zaman tespih dinsel amaçla değil, bir meditasyon aracı olarak değerlendirilmektedir. Tespih İngilizce’de rosary ya da worry beads, İtalyanca’da rosario, Fransızca’da chapelet, Almanca’da ise rosenkranz olarak geçmektedir. Hepsi de Latince gül bahçesi anlamı taşıyan ‘rosarium’ kelimesinden alınmış. Çünkü Ortaçağ boyunca gül bahçeleri dua edilen yerler olarak kullanılmış. Amerika’da ise tespihe ‘prayer beads’ denmekteler. Anglosakson dilinde ‘biden’ dua etmek ‘bede’ ise dua anlamına geliyor. İngilizce boncuk demek olan ‘bead’ kelimesinin bu kelimelerden türemiş olduğuna inanılır. Müslümanlar da gül suyu, gül yağı ve gül tespihinde olduğu gibi dua ile gül arasında diğer çiçeklerden farklı bir ilişki kuruyorlar.

 

Tespihin ilk satış yeri Uzunçarşı

Osmanlı İmparatorluğu’nda tespih sanatı özellikle 17. yüzyıldan itibaren gelişmiştir. Tespihin satış merkezi İstanbul’da Uzunçarşı olmuştur. Uzunçarşı, Tahtakale’de Mercan Yokuşu’nda boylu boyunca uzanan iki sıralı çarşıdır. İmparatorluğun dört bir köşesinden Ramazan ayı öncesinde gelen kervanlar bu çarşıdaki tespihçi dükkanlarının stoklarını boşaltırlardı.

 

Kitabın ‘Osmanlı Gündelik Hayatında Tespih’ başlıklı bölümünde Ömer Hayyam’ın şu dizelerine yer veriyor.

 

İçin temiz olmadıktan sonra

Hacı, hoca olmuşsun kaç para!

Hırka, tespih, post, seccade güzel;

Ama Tanrı kanar mı bunlara?

 

ÖMER HAYYAM

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı