• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

PASAJLAR İLK ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

PASAJLAR İLK ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

HABERLER | 14 Mart 2016 - 12:21

İstanbul’da 1400 yıllık Ayasofya, 1300 yıllık Arap Cami, 1600 yıllık şehir meydanı Beyazıt, 1700 yaşındaki Dikilitaş ve Çemberlitaş hala ayakta. Orijinal uzunluğu 971 metre olan 1600 yıllık Bozdoğan Valins Su Kemeri bugün 921 metresi ile yerinde. 22 kilometre uzunluğundaki efsanevi şehir suları tarihi kentin çevresini süslüyor. Kapalıçarşı 553 yıllık geçmişine rağmen hala canlılığını koruyor. Dünyanın en geniş ve en eski çarşısı burası.

Türkiye’de pasaj, büyük şehirlere ait bir yapı biçimi. Anadolu’da daha çok hanlar göze çarpıyor. İstanbul’da 19. yüzyılla birlikte çoğalıyorlar. Pasajlar, iki sokağı birbirine bağlamanın yanı sıra, Türkiye’nin ilk alışveriş merkezleri olma görevini de üstleniyor. İstanbul’daki pasajlar mimari özelliklerinin yanı sıra, günümüzde yaşıyor olmaları, alışverişin canlı olması, kalabalıkları çekiyor olmaları açısından ayrı bir öneme sahip. Şehirli bir yapı türü olması ve ülkemizde özellikle 19. yüzyılda inşa edilmeleri nedeniyle, pasajlar daha çok İstanbul’da ağırlığını hissettirmektedir.

90’lı yıllara kadar alışveriş dendiğinde aklımıza ilk gelen mekanlar pasajlar olurdu. Beyoğlu, Osmanbey ve Şişli’deki tarihi pasajlar alışveriş yaparken bizi mimarisiyle dinlendirir ve alışveriş telaşına ayrı bir keyif katarlardı. Şimdilerde pasajlar popülerliğini büyük alışveriş merkezleri, çok katlı mağazalara bırakmış görünüyor. Pasajlar içinde satış yapan esnafı, bu esnafa ürün satan üreticisi, yanlarında çalıştırdıkları işçileri ve müşterileriyle hala ayakta kalma mücadelesi veriyorlar. Ve içlerinden bazıları modern mekanlarla kıyaslandığında hala onlardan daha fazla ilgi çekiyor. İşte bu büyülü mekanlardan bazıları:

Üstü açık basit pasajlara Şark Pasajı binalarının bütünü ile dikkat çeken pasajlara Çiçek Pasajı örnek gösterilebilir. Bir ayırım yapmadan Beyoğlu pasajlarından işte isimler: Krepen Pasajı, Orientel Pasaj (Şark Pasajı), Suriye Pasajı, Avrupa Pasajı (Aynalı Pasaj), Hokopulo Pasajı, Halep Pasajı, Anadolu Pasajı, Karlman Pasajı, Pattesson Pasajı, Dandria Pasajı, Çiçek Pasajı (Hristaki Pasajı).

Günümüzdeki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Başkonsolosluğu karşılarına isabet eden Suriye Pasajı, caddeye bakan kısımda taşkın kornişler halinde ufki düzenlemelere pencere üstlerinde alçak kabartma halinde süslemeler ile üst katta çatı konsol dizisine sahip yapısı ile dikkat çeker. Bu pasajda Beyoğlu’nun en eski sinemalarından Santral Sineması bulunmaktaydı.

Beyoğlu Rumeli Pasajı

1894 yılında Ragıp Paşa tarafından konak olarak yaptırıldı. Konak yaşamının sona ermesiyle işyeri olarak kullanılmaya başlandı. İtalyan mimarisinden izler taşıyan Rumeli Pasajı’nın iki kapısı var, biri İstiklal Caddesi’ne, diğeri arka tarafa Öğüt ve Mayacı sokaklara açılıyor. Pasaj üç bloktan oluşuyor. 15 yıl önce binanın en büyük bloku olan arka taraftaki C blok boşaltıldı. C blok, şimdi bir sanat atölyesi. Resim, dans, tiyatro atölyeleri var.

Pasaj Markiz



1840 yılında Passage Oriental (Şark Aynalı Pasajı) adıyla açılan pasaj, dönemin sosyal ve kültürel faaliyetlerinde önemli bir yere sahipti. Zamanın ünlü pastanesi Lebon, 1940 yılında yerini Markiz Pastanesi’ne bıraktı ve Markiz Pastanesi yıllar boyu yazarların, sanatçıların ve aydınların buluşma noktası oldu. Şimdiki adı Passage Markiz olan pastane 2003 yılında pasajla birlikte yeniden açıldı. Beş katlı pasajda; 25 mağaza, bar, kafeler ve aksesuar, giyim, takı, ayakkabı, kozmetikle ilgili dükkanlar bulunuyor. Sabah 10’dan gece 22’ye kadar açık olan mağazalar dışında, eğlence mekanları ile Markiz’de hayat, günün ilk ışıklarına kadar devam ediyor.

Aznavur Pasajı


1883 yılında inşa edilen 9 katlı pasaj, 1989 ve 1993 yıllarında yapılan tadilatla bugünkü halini aldı. Pasajda 28 mağazanın yanı sıra kafeteryalar da var. Köy Cafe, bilardo salonu ve internet cafe, spor salonu, resim atölyesi, dans salonu bunlardan birkaçı. Pasajın iki kapısı bulunuyor. Kapılar, İstiklal Caddesi ve İngiliz Konsolosluğu’na açılıyor. Pasaj, sabah 7.00’de açılıyor. Dış ana kapı gece saat 01.00’de kapanıyor.

Hazzo Pulo Pasajı



1871 yılında tüccar Hacopulo tarafından inşa edildi. O yıllarda pasajda düğmeci, şapkacı, iplikçi gibi dükkanlar vardı. Üst katları ev olarak kullanılan pasajda, Ahmet Mithat Efendi’nin matbaası da bulunuyordu. Bu nedenle Jön Türkler’in buluşma yeriydi. Hazzopulo Pasajı’nın en önemli özelliği, şu an kapalı olan dükkanlar dışında görünümünün aynen korunmuş olması. Pasajda parfümeriden takıya, kitabevinden çantaya 40 çeşit mağaza var. Bir dönemin ünlü şapkacısı M. Katya’nın dükkanı da burada. Pasaj sabah 7.00’de açılıp, akşam 20.30’da kapanıyor. 5 katlı pasajın İstiklal ve Meşrutiyet caddelerine açılan üç kapısı var.

Avrupa (Aynalı) Pasajı


Gümüş, altın eşyalar, takılar ve eşarplar denince akla gelen bir pasaj.140 yıllık bir pasaj olan Aynalı pasaj, 1994’te gördüğü tadilatla son halini aldı. Pasajda daha önce düğmeci ve kemerciler bulunuyordu. Şimdi alt katında 22 mağaza, üst katlarda da üç büro var. Daha çok turistik eşyaların satıldığı pasajda kuyumcular, antika eşya satan mağazalar, seramikçiler ve giysi dükkanları var. Sabah 8.30’dan akşam 21.00’e kadar açık olan pasaj, İtalyan mimarisinden izler taşıyor ve üç katlı.

Reasürans Çarşısı



Milli Reasürans Çarşısı, mimaride modern akımın başarılı örneklerinden biri sayılıyor. Adı çarşı ama son dönemde inşa edilen pasajların en iyisi olduğu düşünülüyor. Teşvikiye ve Nişantaşı ahalisinin buluşma noktası olan çarşının bir tarafı Demokrasi Parkı’na diğer tarafı Teşvikiye’ye bakıyor. Pasajda giyim mağazaları, kafe ve barlar, kitabevi bulunuyor. Zanzibar, Touchdown, On ve Kerem Görsev Caz Bar pasajın önemli eğlence mekanlarından birkaçı. AFM Sinemaları da burada üç salonuyla hizmet veriyor.

Atlas Pasajı



Aynı adı sineması ile ünlü pasaj da Beyoğlu’nda önemli yapılardan.
Osmanlı mimarisinin hakim olduğu Atlas Pasajı, 1877’de inşa edildi. 1870 Galata yangınında zarar gördükten sonra, 1900’lü yıllarda onarıldı. Pasajın ön tarafı dört katlı, arka blokta ise 3 kat bulunuyor. A Blok tarihi özelliğini koruyor. 1985’te bugünkü halini alan pasajda 44 mağaza var. Pasajla aynı adı taşıyan sinemanın yanı sıra iki dernek (Film Yönetmenleri Derneği, Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği-ÇAYOD), tiyatro ve bar yer alıyor. Kültür Bakanlığı’na ait Saray Bölümü hala onarım aşamasında

Nişantaşı Rumeli Pasajı

Rumeli Pasajı son 30 yıldır şu anki halinde. Dış cephesi hiç restorasyon görmeyen pasaj, geçen yıl iç restorasyondan geçti. Aralarında tekstil, kırtasiye, kumaş ve müzik mağazalarının, terzi atölyelerinin bulunduğu 28 dükkan var. İki katlı pasajın Rumeli Caddesi ve Şafak Sokak’a açılan iki kapısı var. Özel günler dışında pazarları kapalı. Sabah 07.30’dan akşam 21.00’e kadar pasajı dolaşmak mümkün.

Çiçek Pasajı


Çiçek Pasajı, 1876 yılında Banker Hristaki Zografos Efendi tarafından yaptırıldı. O zamanlardaki adı “Cite de Pera”ydı. 1908 yılında Sadrazam Küçük Sait Paşa tarafından satın alındı. Mütareke yıllarında çiçekçiler burada toplanınca da adı “Çiçek Pasajı”na dönüşüverdi. İstanbul’da meyhanelerin tarihi Bizans’a kadar dayansa da, Çiçek Pasajı’ndaki meyhaneler 1940’lı yıllarda açılmaya başlandı. Gel zaman git zaman çiçekçiler yerlerini meyhanelere bıraksa da, pasajın adı değişmedi. 1978’de bakımsızlıktan çöken bina restorasyon geçirerek 1988’de meyhane olarak tekrar kullanıma açıldı.

 

 

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı