• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

Küçük atölyelerin büyük ustaları

Küçük atölyelerin büyük ustaları

HABERLER | 03 Mart 2016 - 09:34

Bazı işler gözden uzak küçük atölyelerde büyük ustaları tarafından mütevazilikle yapılır. Yaptıkları el emeği göz nuru işin değerini bilenler o ustalara gıpta ile bakar. İşte İstanbul’da çalışan bu ustalarımızdan bazıları.

ALTIN USTASI / MÜNÜP EFE
 

Küçük dükkanında harikalar yaratıyor
Altın, dünyada hemen hemen herkesin vazgeçemediği bir elementtir. Kimimizin parmağına kimimizin boynuna kimimizin kulağına ve bileğine güzellik, zarafet katar. Özellikle kadınların düşkün olduğu altın, insanlık tarihinin başlamasından bu yana süregelen bir tutkudur. Altının işlenmesinden bir ziynet eşyasına dönüşüp mağazada sergilenmesi aşamasına kadar geçen sürede emek veren ustaların hayalleri, bilgelikleri yansır göz alıcı takılara. Bu ustalardan biri de kuyumcu atölyelerinde 28 seneyi geride bırakan altın ustası Münüp Efe. Zincirli Han’da bulunan küçük dükkanında el emeği göz nuruyla işlediği altınları satarak ailesinin geçimini sağlayan Efe, genç olmasına rağmen ustalığıyla övgü topluyor. Bu işten büyük zevk aldığını belirten Münüp Usta, “Gün boyu çok yoruluyorum, çünkü yaptığımız iş çok dikkat gerektiriyor. Ama emeğinizin beğenildiğini görmek her şeye değiyor” şeklinde duygularını ifade ediyor.

BAKIR USTASI / GÜLBEY NAVDAR

Baba mesleğini üniversiteli oğlu sürdürecek

Günümüzde her ne kadar bakır ve bakırdan yapılan eşyalar gündelik hayattaki yerini kaybetse de çoğu kişi için bakır ve bakırdan yapılan eşyaların değeri bir başka. Gelişen teknolojiyle birlikte kullanılan materyaller işlevselliği açısından tercih ediliyor ancak ya alışkanlıklardan vazgeçilmiyor ya da nostalji sevgisi ağır basıyor olacak ki bakırın o kendine has pırıltılı, görüntüsü çekiciliğini koruyor. Bazen de bakır ya bir mekanı tamamlıyor ya da bir aksesuar, süs eşyası olarak çıkıyor karşımıza. Bakır ustası Gülbey Navdar da bu konu hakkında aynı şeyleri düşünüyor. “İnsanlar yeniliklere fazlasıyla açıklar ama bakırın yeri de bir başka” diyor. 30 seneye yakın bakır ustalığı yapan Gülbey Navdar, çekirdekten yetişmiş. Baba mesleğini yapmaya devam eden Navdar, aslında 45 senedir bu işin içinde. Sanat okulunu bitirdikten sonra yurtdışına çalışmaya giden usta, bir müddet sonra yurduna ve işine geri dönmüş. Beyazıt’taki bodrum katında bakırı şekillendiren usta, İstanbul’daki 15 bakır ustasından biri. Bu sayının giderek azaldığını belirten Navdar, yurtiçinden ve yurt dışından siparişler aldığını belirterek, “Ben baba mesleğini devam ettiriyorum, çocuklarım da üniversiteyi bitirmek üzere oldukları halde kendi branşlarını tercih etmeyip benim işimi yapmak istiyorlar. Kendini geliştirmek, müşteri isteklerine cevap verebilmek bizim işte çok önemli” dedi.

KALAY USTASI / SALİM USTA

Bakırı güldüren maharetli eller

Çırak olarak başladığı bakır kalaylama işini yaklaşık 50 senedir devam ettiriyor Salim Usta. 60 yaşında olmasına rağmen bu yorucu işi hiç yılmadan, yorulmadan yapmaya devam eden Salim Usta, gençlere taş çıkartıyor. Vezneciler’de oldukça yıpranmış bir kemerin altında, küçük dükkanında yapıyor işlerini. İş yaparken, gelip geçenlerin onu hayretle ve merakla izlemesine aldırmadan ateşin üzerine bırakıyor bakırları. Bakırın verdiği o rahatsız kokuya biz dayanamıyoruz ama Salim Usta ve iş arkadaşı hiç aldırmıyor. Ne de olsa yılların alışkanlığı var. Bakır kalaylama işini neden yaptığını sorduğumuzda, ailesi tarafından çırak olarak bu dükkana gönderildiğini, askerden sonra da bu işe devam ettiğini söylüyor. Yaptığı zanaatın gerçekten zor olduğunu ellerine bakarken anlayabiliyorsunuz. Salim Ustanın yakındığı şeylerin başında ise bakır eşyalara eskisi gibi rağbet olmaması ve bundan dolayı da işlerinin canlılığını  kaybetmesi geliyor. Tecrübeli usta, esnafların zor şartlar altında çalıştığını, bu durumda bile devletin vergileri altında ezildiklerini vurgulayarak bundan dolayı işini zevkle yapamadığını belirtiyor.

 

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı