• Twitter
  • Facebook
  • Youtube
  • Instagram

Kitabın dilinden anlamak lazım

Kitabın dilinden anlamak lazım

HABERLER | 24 Temmuz 2015 - 10:58



Hayatını kitaplara adamış biri, gerçek bir kitap aşığı, Halil Bingöl. Sabahın erken bir saati olmasına rağmen beni tozlu rafların ardında karşılıyor, kadim dostu kitaplarla birlikte. O çocukluğundan beri onlarla yaşıyor, onlarla konuşuyor, onları anlatıyor...

Sizce sahhaflık nedir? Ne yapar sahaf?
Sahhaflık, eski kitap satıcılığı demek değildir, ikisini birbirinden ayırmak lazım. Sahhaflık, çok uzun bir yol, sahhaf olabilmek için bir ustanın yanında yetişmek gerekir. “Benim evimde biriktirdiğim kitaplarım var gidip sahhaf dükkanı açayım” dersen olmaz. Sahhaf olabilmen için kitabı sevmen lazım. Çünkü kitap canlıdır. Onlarında dilleri vardır o dilden anlamak lazım. Sahhaf, hangi kitabın içinde ne var bilen insandır. Biri gelip “Araştırma yapıyorum bana yardımcı olur musunuz?” derse o konuya ait bütün kitapları okumuş ya da biliyor olmak gerekir. Sahhaf, görülmemiş, bilinmemiş kitaplar eline geçtiği zaman, bu kitapları tanıtıcı makaleler yazarak edebiyat dergilerinde bu kitapları tanıtması gerekir. Kitap eline geçtiğinde ticari boyutunu düşünüp satarsa kitap kaybolur değeri anlaşılamaz, eğer kitabı tanıtırsa kitap kaybolmamış olur.

Sahhaflık nasıl başlamıştır, bu zamana nasıl gelmiştir ? 

Türkiye’de sahhaflık İstanbul’un fethiyle başlamış. Fatih Sultan Mehmet Kapalıçarşı’yı yaptırdıktan sonra buradaki iç bedesteni sahhaflara tahsis etmiş. Daha sonra 1700’lerin başında sahhaflar “Hakkaklar Çarşısı”na (bugünkü Beyazıt Sahhaflar Çarşısı) taşınmışlar. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde İstanbul’daki sahhaflardan bahsederken çırak-kalfa-usta şeklinde yükseldiklerini başlarında Pirlerinin olduğunu yazmıştır. Ayrıca sahhafların lonca sisteminde belli bir prensip içinde çalıştıklarından da bahsetmiştir. Günümüzde bu tarz bir sistemden söz edemesek de yine usta çırak ilişkisini sürdürmekteyiz. Mesela ben oğlumu yetiştirdim. Ona dükkan açtık. Orada sahhaflık mesleğini sürdürmekte.

Nasıl başladınız bu işe, neydi sizi çeken?

Ben çocukluğumdan beri kitabı çok seviyordum. İlkokuldayken arkadaşlarımızla okuduğumuz kitapları takas yapardık, daha sonra üniversite yıllarında Beyazıt’ta yere sergi açmaya başladık. Burada okul bitti mali müşavirlik yapmaya başladım. Ancak mutlu değildim kitap beni çağırıyordu. Dayanamadım sonunda her şeyi bıraktım kitaba koştum. Beyazıt Sahhaflar Çarşısı’nda çırak olarak işe başladım.

Sahhaflığın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Biz mesleğimiz için elimizden gelini yapıyoruz. Sahhaflık mesleğini yaşatmak için Ankara merkezli Sahhaflar Birliği Derneği’ni kurduk. Bu dernekle Dünya Sahhaflar Birliği kuruluşlarına üye olmak oluyoruz. Şu bilinmelidir ki dünya üzerinde kitap basılmaya devam ettikçe sahhaflık mesleği ölmeyecektir.

Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Yukarı